28 Mart 2016 Pazartesi

DEMOKRAT PARTİ İL BAŞKANI İSMET ÖZBAKKAL: - "BU VATAN HEPİMİZİN, SAHİP ÇIKALIM…"

DEMOKRAT PARTİ İL BAŞKANI İSMET ÖZBAKKAL: - "BU VATAN HEPİMİZİN, SAHİP ÇIKALIM…"
KAYSERİ (İHA) - Demokrat Parti İl Başkanı İsmet Özbakkal; Son zamanlarda yoğunlaşan terör saldırıları ve katliam girişimleri ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı.
“İktidar ve muhalefetin el birliği ile teröre karşı nasıl bir mücadele strateji izlenmesi gerektiği konusunda anlaşmaya varmaları şarttır., diyen Demokrat Parti Kayseri İl Başkanı İsmet Özbakkal, mesajında şu ifadelere yer verdi:
KALLEŞLİĞİN (TERÖR VE TEDHİŞİN) BUMERANG ETKİSİ
"Terör örgütleri için yıllar önce dile getirilmiş olan, 'Terör örgütleri gün gelir, kendilerini besleyenleri, aynen akrebin yaptığı gibi, sokup öldürür' sözü; Önümüzdeki yıllarda özellikle Avrupa ve ABD'de yaşanacak felaketlerin habercisidir. Günümüzde artık savaş stratejisi bütünüyle değişti. Devletlerin ve orduların karşılıklı bölgesel çatışmaları yerine, masum insanların en basit ve fark edilemeyecek silahlarla öldürülmesi tercih ediliyor.
BU BİR ALÇAKLIK, VANDALLIK VE İNSANLIK DÜŞMANLIĞIDIR!..
Kendi iğrenç hırs, ihtiras ve çıkarları uğruna milyonlarca insanı mağdur eden; Açlık, yokluk, kan ve katliama maruz bırakan bu zihniyet, tam bir insanlık düşmanlığıdır. Dolayısıyla, terör - tedhiş örgütlerine silah satan, parasal ve siyasi güç verip arka çıkan ülkeler eninde sonunda yaptıklarını ödemeye başlayacak.
KAÇIŞ YOK…
Terörün belini nasıl kırarız onun planları yapılmalıdır. Savaş çığlıkları ülkemize hayır getirmez. Elbette ülkemizi gerektiğinde savunmak ve sınırlarımızın değişmesine müsaade etmememiz gerek. Bu millet gerektiği zaman tek vücut olmasını bilir. Bugün hepimize düşen ortak görev; ulusal değerlere, bilince, Cumhuriyet'e sahip çıkmak, Çanakkale'yi, Kurtuluş Savaşı'nı kazanan ruhu korumak ve bu bilinci gelecek kuşaklara aktarmaktır. Türk Ulusu dili, kültürü, tarihi ve saygın kimliğiyle aydınlık yarınlara el ele güçlü biçimde yürüyecektir. Ancak birlik ve beraberlik şuuruyla üstesinden gelebileceğimiz teröre karşı direnmek durumundayız. Allah Türkiye'yi korusun!"

26 Mart 2016 Cumartesi

Genel Başkanımız Gültekin Uysal, Eskişehir’de düzenlenen “Türk siyasi hayatının güncel meseleleri” konulu panele katıldı.

(DP Basın Merkezi – 20 Mart 2016) Genel Başkanımız Gültekin Uysal, Eskişehir’de düzenlenen “Türk siyasi hayatının güncel meseleleri” konulu panele katıldı. Uysal, burada yaptığı konuşmada "Bir devlet olmanın yegane vasfı güvenliği tesis etmektir. Ama bugün bu ülke maalesef doğusundan batısına pek çok noktada, güvenliği sağlamak noktasında zafiyet içerisindedir" dedi

Genel Başkanımız Gültekin Uysal, Eskişehir Taşbaşı Kültür Merkezi'nde Eskişehir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “Türk siyasi hayatının güncel meseleleri” konulu panele katıldı. Panelin açış konuşmasını yapan Uysal, Türkiye'de demokratik tavır alanlarının her geçen gün daraldığını söyledi.

28 Ocak 2016 Perşembe

DEMOKRAT PARTİ KAYSERİ İL BAŞKANI İSMET ÖZBAKKAL

ALLAH (CC) BİRLİĞİMİZİ, DİRLİĞİMİZİ, BERABERLİĞİMİZİ
VE KARDEŞLİĞİMİZİ BOZMASIN
 Aziz Şehitlerimizin ruhları şâd, mekânları, makamları cennet olsun inşâllah...

15 Ocak 2016 Cuma

DP'nin 70. Kuruluş Yıl Dönümü Ankara’da düzenlenen bir programla kutlandı...

Demokrat Parti’nin 70. Kuruluş Yıldönümü dolayısıyla Genel Merkez tarafından Ankara’da bir program düzenlendi. 
Uysal: “Bizler demokrasiyi keyfe göre, ranta göre giyilip çıkarılacak bir gömlek, takılıp atılacak bir rozet olarak değil, bir ruh olarak görüyoruz”
Özdemir: “Demokrat Parti, Türk insanına, Türk ülkesine, büyük Türkiye ülküsüne hizmeti en büyük görev bilmişti”
Ali Naili Erdem: “Hiçbir parti kendisine düşmeden dış politika sorunlarını ana muhalefet partisiyle birlikte çözümlemeyi samimiyetle uygulamış Demokrat Parti, Türkiye’yi bir barış ülkesi yapmıştır”
(DP Basın Merkezi – 07 Ocak 2016) Demokrat Parti’nin 70. Kuruluş Yıldönümümü dolayısıyla Genel Merkez tarafından Ankara’da bir program düzenlendi. Genel Başkanımız Gültekin Uysal, yaptığı açılış konuşmada“Bugün; millet hükümet içindir diyenlere karşı 70 sene evvelden hükümet millet içindir diyen bir siyasal hareketin neferiyiz” dedi.
7 Ocak 1946’da kurulan Demokrat Parti’nin 70. kuruluş yıldönümü dolayısıyla Ankara’da bir otelde düzenlenen programa saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlandı. Açılış konuşmasını yapan Genel Başkanımız Gültekin Uysal, partimizin 70 yıl önce kurulduğunda belirlenen prensiplerin ve öngörülerin, günümüz gerçekleriyle hala örtüştüğünü ve bugünlere ders niteliğinde olduğunu açıkladığı konuşmasında 70 yılda gerçekleştirilen demokrasi mücadelesini anlattı.
Partimizin 70 yılda siyasete kazandırdığı büyüklerinin ve gerçekleştirdiği hizmetlerinin anlatıldığı bir sinevizyon gösterisinin ardından panel programına geçildi.
Programın panel kısmında Milli Eğitim eski Bakanımız Ali Naili Erdem, GİK üyelerimiz Dr. Melih Aktaş ile Doç. Dr. Mehmet Özdemir konuşmalarını yaptı.
Eski Bakanımız Ali Naili Erdem, konuşmasında tanığı olduğu Demokrat Parti’nin kuruluş yıllarını anlattı. Erdem, o yılları anlatırken şunları söyledi:
“Yurtta sulh cihanda sulh politikasını başarıyla uygulamış Demokrat Parti, dostluklarını çoğaltmıştı. Komşu devletlerle kanlı bıçaklı olmamış, Ortadoğu’nun bataklığına girmemiş, yozlaşmadan çağdaşlaşmayı başarmıştır. Hiçbir parti kendisine düşmeden dış politika sorunlarını ve sorunlarımızı ana muhalefet partisiyle birlikte çözümlemeyi samimiyetle uygulamış Demokrat Parti, Türkiye’yi bir barış ülkesi yapmıştır.
Bugün kan gölüne dönen ülkemizde kimler neler düşünür bilemiyorum. 1950-60 döneminde ne bayrağımız bez parçasıydı, ne Silahlı Kuvvetler mensuplarının başlarına çuval geçirilmişti, ne sizler bizler ayrımı vardı. Dağlarımız Ne mutlu Türküm diyene sözleriyle donanmıştı. Okullarımızda Türküm, doğruyum andı söylenmişti. Gönülden yaşadığım bal gibi bir ülkeydi.”
GİK üyemiz Doç. Dr. Mehmet Özdemir ise Demokrat Parti’yi anlatan konuşmasının devamında Demokrat Parti’nin en önemli zaferlerinden birisi olan Kıbrıs konusunu ele aldı.
Özdemir konuşmasında “Demokrat Parti’nin kuruluşunun 70. yılını övünçle ve hasretle kutluyoruz, Demokrat Parti döneminin eski Türkiye’sinin özlemiyle kutluyoruz. Demokrat Parti, Türk insanına, Türk ülkesine, büyük Türkiye ülküsüne hizmeti en büyük görev bilmişti. Demokrat Parti’nin ideali Atatürk’ün “Yüksel Türk. Senin için yüksekliğin sonu yoktur” emriydi. Demokrat Parti’nin hedefi Atatürk’ün Türk milleti atinin yüksek medeniyet ufkunda bir güneş gibi doğacaktır” işaretiydi. İşte Demokrat Parti bu idealler, bu emirler, bu edepler doğrultusunda yılmadan, usanmadan çalıştı. Demokrat Parti dışta da Türkiye’yi dünyanın en itibarlı ülkelerinden birisi haline getirdi” dedi.
Demokrat Parti’nin 70. kuruluş yıldönümü, İstanbul ve Bursa’da da kutlandı. Bursa İl Teşkilatı, 3.Cumhurbaşkanımız Celal Bayar’ın mezarı başında bir tören düzenleyerek çelenk bıraktı, dualar okudu. İstanbul İl Teşkilatımız ise İstanbul’da bulunan Anıtmezar’daki programa katılarak merhum Eski Başbakanımız Adnan Menderes ve arkadaşları ruhuna Fatiha okudu, çelenk bıraktı. 

31 Aralık 2015 Perşembe

DEMOKRAT PARTİNİN 70.YILI ÜLKEMİZE MİLLETİMİZE KUTLU OLSUN. EMEĞİ GEÇEN DEMOKRASİ ŞEHİTLERİMİZİ ŞÜKRAN VE MİNNETLE ANIYORUZ.

Demokrat Parti, 7 Ocak 1946'da kurulan ve dört yıl sonra yapılan seçimlerde (14 Mayıs 1950'de) 27 yıllık tek parti dönemini sona erdiren, Türkiye Cumhuriyeti'nde ilk defa serbest seçimle iktidarı kazanan Türk siyasi partisidir.    DEMOKRAT PARTİ KAYSERİ İL 
BAŞKANI İSMET ÖZBAKKAL
70.YILIMIZ KUTLU OLSUN,
DEDİ.

Sırasıyla 19501954 ve 1957seçimlerini kazanmış ve on yıl Boyunca (1950-1960) iktidar olmuştur. Demokrat Parti27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi ile iktidardan düşürülmüş ve 29 Eylül 1960'ta kapatılmıştır. Demokrat Partinin kısa adı "DP"dir.

14 Mayıs 1950 Seçimleri[değiştir | kaynağı değiştir]

14 Mayıs 1950 günü yapılan seçimler Türkiye'de 27 yıllık tek parti devrini sona erdirdi. 1923'ten beridir tek başına ülkeyi idare eden Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı halk oyu ile Demokrat Parti'ye devredecekti. Seçim sonuçlarına göre DP %52.7 oy alarak 408 milletvekilliği kazanmıştı. CHP %39.4 ile 69 milletvekili ile temsil edilme hakkı kazandı.Millet Partisi 1, bağımsızlar 9 milletvekiline sahip oldular. Atatürk'ten sonra 11,5 yıldır cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan İsmet İnönü artık ana muhalefet lideriydi. 22 Mayıs 1950 günü TBMM açıldı. Refik Koraltan başkanlığa seçildi. Ardından yapılan cumhurbaşkanlığı oylamasında DP Genel Başkanı, İzmir milletvekili Celâl Bayar 453 milletvekilinin katıldığı oylamada 387 oy alarak Türkiye Cumhuriyeti'nin üçüncü cumhurbaşkanı seçildi. Hükumeti kurmakla DP Aydın Milletvekili Adnan Menderes görevlendirildi. Aynı gün Menderes kendisinin ilk cumhuriyet'in 19. hükumetini kurdu. 2 Haziran'da güvenoyu aldı. 9 Haziran 1950'de DP Genel İdare Kurulu Adnan Menderes'i genel başkanlığa seçti. Dünyada belki çok nadir görülen bir olay gerçekleşmişti. Uzun yıllar boyu ülkeyi kendi otoritesi ile yöneten iktidar, tamamen serbest, hür, kansız ve hilesiz bir seçim ile yerini bir başka partiye bırakmıştı. Bu yüzden 1950 seçimleri, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde "Beyaz Devrim" olarak adlandırılmıştır.
Hükümet programında "devri sabık" yapılmayacağı belirtilerek, 27 yıllık dönemin hesabını sormaya kalkmayacağı açıklandı. Ancak DP'nin yasal anlamda ilk çalışması Arapça ezan yasağını kaldırmak oldu (16 Haziran 1950). Radyoda dini yayınlar yapılması ve mevlit yayınlanması üzerindeki yasaklar kaldırıldı. II. Dünya Savaşı boyunca başarılı bir biçimde yürütülen tarafsızlık politikası, uygun dış ticaret ilişkileri geliştirmişti. Bu yüzden DP iktidarı ilk yıllarında dış kredi kaynakları bulmada başarılı oldu ve bunlardan yararlandı. Ayrıca savaş boyunca Merkez Bankası rezervleri de altın ve döviz bakımından iyi bir seviyeye ulaşmıştı. Kore'ye asker gönderilmesi ve böylece NATO'ya giriş vizesinin alınması uluslararası koşulları Türkiye'nin lehine çeviriyordu. Tarım ürünlerinin dış pazarda uygun fiyatlardan müşteri bulması ve Marshall Planı çerçevesinde dışarıdan gelen para bu ilk dönemde ciddi bir iktisadi ferahlama getirdi. Tarımda makineleşme sağlandı.Karayolları politikasına hız verildi, köyler kasabalara kasabalar da kentlere hızlı bir biçimde bağlanmaktaydı.