23 Temmuz 2017 Pazar

DP il başkanı İsmet özbakkal Allah ülkemizi şer güçlerin kötü emellerinden korusun,dedi.

Bu vatan tektir ve hepimizindir.
Bu topraklar üzerinde düşmanlar barınmamalı. Vatan bölünmemeli, bayrağımız gönderden indirilmemeli, ezanlar susmamalıdır.
Bayrağımıza, vatanımıza, milletimize, dilimize, dinimize, laik ve Demokrat Türkiye Cumhuriyetimize ihanet edenlerin de Allah cezasını verir inşallah.

15 Temmuz 2017 Cumartesi

DP İL BAŞKANI İSMET ÖZBAKKAL 15 Temmuz anısına Şehitler Parkı açılışına katıldı.

KAYSERİ’de Organize Sanayi Bölge Müdürlüğünce yaptırılan, 15 Temmuz’da şehit olan 249  kişinin fotoğraflarının yer aldığı  638 bin TL’ye mal olan '15 Temmuz Şehitler Parkı' düzenlenen törenle açıldı.
OSB'de yapılan ve Türk bayraklarıyla donatılan parkın açılışına Vali Süleyman Kamçı, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik, askeri ve sivil yetkililer ile DP İl başkanı İsmet Özbakkal sanayiciler ile öğrenciler katıldı.  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 15 Temmuz’a ilişkin konuşması ve okuduğu şiirin tören alanında dinletildiği, şehitlerin ruhuna İl Müftüsü Doç.Dr. Şahin Güven tarafından dua okundu. Törende konuşun Vali Süleyman Kamçı, "15 Temmuz bir anlamda milletimiz için ikinci kurtuluş mücadelesidir. Başta peygamber ocağı olarak bildiğimiz ordumuza ve devletimizin tüm kademelerine sızan bu hainler, ülkemizi parçalamak istediler. Millet iradesinin galip geldiği bu mücadelede şehit olan 249 vatandaşımızın adlarının bu parkta yaşatılması son derece yerindedir. Şehitlerimize rahmet, bin 193 gazimize ise sağlıklı ömür diliyorum’’ dedi.
Öte yandan OSB alanında 15 Temmuz’un kahraman şehitlerinden Ömer Halis Demir, Kayserili özel hareket polisleri Kübra Doğanay ve Cennet Yiğit isimleri verilen 3 parkın açılışı daha yapıldı.
DP İL BAŞKANI ÖZBAKKAL,Türkiye’nin her köşesinde, Milli İradeye canları pahasına sahip çıkan, bu uğurda destan yazarak şehit olan kahramanlarımızı saygıyla bir kez daha anıyoruz. Ruhları şad mekanları cennet olsun, milletimizin başı sağ olsun.” ifadelerini kullandı.

14 Temmuz 2017 Cuma

DP İL BAŞKANI İSMET ÖZBAKKAL Vatan için yaşayıp öldünüz; siz toprağa değil, kalplere gömüldünüz.DEDİ.



                    Sahipsiz vatanın batması haktır sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.                                                                                                                                                                                Vatanımız için şehit olmuş askerim. Milletçe ağlıyoruz acımız çok derin. Bitmeli bu terör içimiz olmalı serin. Şehitler ölmez vatan bölünmez.                                                                                                                                             Ezan oldum dinmedim, bayrak oldum inmedim, şehit oldum ölmedim. Adım Müslüman soyadım Türk benim…                                                                                                                                                                                                                        Senin kanınIɑ yoğuruldu bu kutsal toprakIɑr. Senin kanınIɑ yeşerdi nefes aldığımız bu ağaçIɑr gözün arkada kalmasın, ey şehidim!
                                                                                                                         


                       Ey Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’ım! Bizleri var ettin, varlığından haberdar ettin, sevgini gönlümüze nakşettin ve bizleri rahmet ve merhametinle huzuruna kabul ettin! Sana sonsuz hamdü senalar olsun Allah’ım!

Hz. Adem’den itibaren alemlere rahmet, şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdiğin ve insanları dalaletten hidayete, zulmetten nura çıkarmak için ömürlerini seferber eden bütün Peygamberanı ızama ve rusulü kirama, bahusus güzel ahlakıyla insanlığa rehber kıldığın Peygamberimiz Muhammed Mustafa’ya aline, ashabına, etbaına, ehli beytine salatü selam tahıyyatü ikram olsun Allah’ım!
Allah’ım bütün samimiyetimizle, gönüllerimizi ve ellerimizi açtık, dua ve niyazda bulunuyoruz. Kabul eyle Allah’ım! Okunan Kur’an-ı kerimleri, Hatmi şerifleri Enbiyanın, evliyanın, ulemanın, şühedanın aziz ruhlarına bağışlıyoruz. Kabul eyle Allah’ım!

Ürpermeyen kalpten, yaşarmayan gözden, doymayan nefisten ve kabul olunmayan duadan sana sığınıyoruz. Nefislerimizin kötü isteklerinden, heveslerimizin peşinde koşmaktan, şeytanın vesvese ve şerrinden sana sığınıyoruz. Bizleri himaye et ve sevdiğin kullar zümresine dâhil eyle.

Milletimizi ve bütün insanlığı her türlü felaket ve tehlikeden muhafaza eyle. Ülkemizi ve İslam beldelerini rahmet, bereket ve inayetinle mamur eyle. Ehli imana, biladı İslama huzur, emniyet ve güven ihsan eyle!
Allah’ım! Bizleri ayrılıklardan, fitne ve fesattan uzaklaştır. Maddi ve manevi güçlerimizi birleştir. Aramızdaki dayanışmayı güçlendir. İstiklal ve istikbalimize pranga vurmaya çalışan dahili ve harici düşmanlara karşı bizi mansur ve muzaffer eyle Allah’ım!

Ey merhametlilerin en merhametlisi olan Allah’ım! Dünya’nın neresinde olursa olsun ezilen, açlık, kıtlık ve sefalet çeken mazlumlara ve biçarelere yardım eyle.

Allah’ım! Gencecik bedenlerini vatanlarına siper eden, canlarını din-ü devlet, mülk-ü millet uğrunda feda eden, istiklal ve istikbalimiz uğrunda ruhunu sana armağan eden şehitlerimizin hüznü ile sana yalvarıyoruz. Ellerimizi boş çevirme Allah'ım. Vatan için, millet için, barış için, huzur için, din için, mukaddesat için, hürriyetimiz ve geleceğimiz için can veren bütün şehitlerimizi rahmetinle kucakla Allah'ım. Gelen acı haberlerle yürekleri dağlanan annelere, babalara, eşlere, evlatlara sabr-ı cemil ihsan eyle Allah'ım.
Yüce kitabında ‘şehitlere ölüler demeyin’ buyuruyorsun Allah'ım, şehitlerimizi peygamberlerle, şehitlerle, salihlerle birlikte haşr-ü cem eyle. Şehitlerimizi Bedir ve Uhud şehitleriyle, Çanakkale, Malazgirt, Sakarya şehitleriyle birlikte cennette buluştur Allah’ım!

Peygamber Efendimiz, 'şehitlik makamı peygamberlikten sonraki en büyük makamdır' buyuruyor. Şehitlerimizi o yüce makamlara eriştir Allah'ım. Birliğimize, dirliğimize göz dikenlere, izzetimize, şerefimize kurşun sıkanlara fırsat verme Allah’ım.

Dinimizin, milletimizin bekasını sarsacak her türlü dâhili ve harici fitnelerden fesatlardan milletimizi memleketimizi halas eyle Allah'ım.

Tarih boyunca nice saldırıya mertçe, yiğitçe karşı durmuş milletimize bu cinayetler karşısında metanetli, ferasetli, soğukkanlı ve iradeli olmayı lütfeyle Allah'ım.

Milletimizin huzur, barış ve kardeşliğine kasteden, tuzak kuranlara fırsat verme Allah’ım!
Onların tuzaklarını başlarına çevir. Sana inanan bu necip milletin ismetini hiçe sayanları sen zelilü, kahru perişan eyle Allah’ım!

Terör şebekelerinin milletimizin arasına sokmak istediği fitneden, her türlü şerden, fesattan kardeşlik hukukunu çiğnemekten hepimizi milletçe muhafaza eyle Allah'ım. Bütün acılara rağmen milletimizin hiçbir ferdini haktan, hukuktan, adaletten, merhametten bir an bile olsa ayırma Allah'ım.

Batısıyla Doğusuyla, Kuzeyiyle, Güneyiyle, dilleri, ırkları, renkleri ne olursa olsun; bütün mazlumların, mağdurların umut bağladığı cennet vatanımızı her türlü sıkıntıdan, kederden bertaraf eyle Allah’ım!

İstiklal ve istikbalimiz uğrunda can veren şehitlerimizi senin engin rahmetine tevdi ediyoruz, rahmetinle muamele eyle Allah’ım! Annelerine babalarına, eş ve çocuklarına, kardeşlerine vebütün milletimize sabrı cemil ihsan eyle Allah’ım.

Gazilerimize acil şifalar lütfü ihsan eyle Allah’ım!

Umudumuzu ve huzurumuzu bozmak isteyenlere fırsat verme.

Dinimizin, devletimizin, milletimizin bekasını sarsacak her türlü dahili ve harici düşmanlardan bizleri halas eyle.

Biz sırtımızı sana dayadık, sana güvendik, gücümüzü imandan aldık. Yıkılmamıza ve dağılmamıza izin verme Allah’ım.

İntikam hırsıyla adaletten şaşan, öfkesine kurban olup hakkaniyetten uzaklaşan, mağrur olup haddi aşan kullarından sana sığınırız. Sen milletimizin bu soylu direnişini bir adalet ve hakkaniyet direnişi olarak muzaffer eyle Allah’ım.

Enbiya, evliya, suleha ve şüheda hürmetine dua ve niyazlarımızı kabul eyle Allah’ım! Bizleri bağışla Allah’ım! Birlik ve beraberliğimizi, huzur ve sükûnetimizi, dirlik ve düzenliğimizi daim eyle Allah’ım!
Bizi sana ve sevgine layık eyle. Bizleri affolunanlar zümresine ilhak eyle. Sana açılan ellerimizi, sevginle dolan gönüllerimizi, rahmet ve inayetini gözleyen yüreklerimizi boş çevirme Allah’ım!

Allah’ım! Bize dünyada ve ahirette iyilik ve güzellikler ihsan eyle. Bizi iyilerle ve iyilerden eyle. Bizi cennet ve cemalinle müşerref eyle Allah’ım! Senin vaadin haktır ve senin her şeye gücün yeter. Âmin. Amin. Ve selamün alelmurselin velhamdulillahi Rabbil alemine el – Fatiha….

9 Temmuz 2017 Pazar

DP İL BAŞKANI İSMET ÖZBAKKAL VATANIMIZA VE MİLLETİMİZE SAHİP ÇIKMALIYIZ, DEDİ. Bizler vatan uğrunda kanlarıyla kahramanlık destanları yazan, şehitler ve gazilerle dolu bir milletin evlatlarıyız.

 Üzerinde yaşadığımız bu topraklar, dünyanın en bereketli yerlerinden olduğu gibi güzelliği ve tabiat zenginliği bakımından da en başta gelir. Yılın dört mevsiminde yurdun her köşesinde bahar adeta yer değiştirir. Bir yanda ağaçlar çiçek açarak baharı müjdelerken, diğer yanda başka bir mevsim hüküm sürer. Yüce Mevlâmız, dünyanın her ikliminden birer parça ile yurdumuzu bezemiştir. Doğudan batıya, kuzeyden güneye git, vatanımızın her köşesinde bir güzellik görürsün. Allah’ın bu lütuflarına karşı şükran borcumuzu, ancak bu güzel vata-nı sevmek, sahip çıkmak, hizmet etmek ve korumakla ödemiş oluruz. Vatan sevgisi sevgilerin en güzelidir. Vatan sevgisi imandan sayılır ve en temiz duyguların kaynağı olur. Milletleri ayakta tutan ve o fertler arasındaki birlik ve beraberliği sağlayan ahlâkî değerlerden biri de hiç şüphesiz ki vatan sevgisidir. Herkes vatanını sever. Bu duygu fıtrîdir, insanın içinde yaratılıştan vardır. Vatanını seven kimseye vatansever, vatanperver denir. Vatan sevgisi övünülecek bir şeydir. Onun için herkes vatanını sevmekle övünür, iftihar eder. Vatanını sevmeyen kimselere kötü gözle bakılır, hatta vatan haini denilir. İnançlı kimse mutlaka vatanını sever ve inancını vatanına hâkim kılmaya ça- lışır. Bu nedenle Vatan, Millet, Din, Ezan ve Bayrak kelimelerinin söylenişi bile bizde en tatlı heyecanları uyandırır. Bunları sevmek, Vatan, Millet, Din, Ezan ve Bayrak düşmanlarına karşı onlara sahip olmak dinî ve millî borcumuz ve görevimizdir. Vatanını se-ven, onun uğrunda canını, malını feda etmekten çekinmez. Şair Mithat Cemal Kuntay bir şiirinde ne güzel söylemiş: “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” İnsanlar fert olarak bir meskene, oturacakları bir yuvaya muhtaç oldukları gibi millet olarak da bir vata-na muhtaçtırlar. Evsiz barksız insanların dünyada hu-zur içerisinde yaşamaları mümkün olmadığı gibi, va- tansız insanların da huzur ve saadet içerisinde yaşamaları mümkün değildir. Onun için dilimizde: "Allah kimseyi dünyada vatansız bırakmasın" denilmiştir. Milletler, dünyada huzur, saadet ve güven içerisin-de yaşayabilmeleri için mutlaka bir vatana muhtaç oldukları gibi, dinlerini rahatça yaşayabilmeleri, ibadet ve taatlarını serbestçe yapabilmeleri, çocuklarını istedikleri şekilde eğitebilmeleri için de bir vatana muhtaçtırlar. Onun içindir ki şair Namık Kemal: “İn-san vatanını sever, çünkü hürriyeti, rahatı, hakkı ve menfaati vatan sayesinde kaimdir." der. Vatan doğup büyünen ve üzerinde yaşanan toprak parçasıdır. Vatan görünüşte sade bir toprak parçasıdır. Fakat alelâde, sıradan bir toprak parçası de- ğildir. Bir milletin hakim olarak üzerinde yaşadığı, hakimiyet kurduğu, barındığı, gerekirse uğrunda canını feda edeceği toprak parçasıdır. Yurt da aynı anlamda-dır. Mübarek vatanımızın her karış toprağı şehid kanlarıyla yoğrulmuştur. Şair Necmettin Halil Onan ne güzel söylemiştir: “Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın Bu toprak, bir devrin battığı yerdir. Eğil de kulak ver: Bu sessiz yığın, Bir vatan kalbinin attığı yerdir. Bu ıssız gölgesiz yolun sonunda, Gördüğün bu tümsek, Anadolu'nda İstiklal uğrunda, namus yolunda Can veren Mehmed'in yattığı yerdir...” Bizler vatan uğrunda kanlarıyla kahramanlık destanları yazan, şehitler ve gazilerle dolu bir milletin evlatlarıyız. Yediden yetmişe kadar hepimiz, İstiklâl Mar- şımızda dâimâ; “Kim bu vatanın uğruna olmaz ki fedâ?” mısrasını terennüm etmekteyiz. Vatanımıza düşmanlarımızın kem gözle bakmasına aslâ razı olamayız. Silah elde, kışta kıyamette, yağmurda, çamur-da ve karda hudut boylarında nöbet tutmayı en şerefli görev ve ibadet sayarız. Orhan Şaik Gökyay’ın “Bu Vatan Kimin” şiirinde ifade ettiği şekliyle biliriz ki: “Bu vatan toprağın karabağrında Sıradağlar gibi duranlarındır, Hudutta gazâ bayraklarından Alnına ışıklar vuranlarındır...” İnsanların bir vatana sahip olmaları kolay değildir. Sahip olduktan sonra onu korumak daha da zordur. Atalarımız vatanımızı korumak için tarih boyunca her türlü fedakarlığa katlanmışlar, binlerce şehit vermişlerdir. Adeta her karış toprağını şehit kanıyla sulamışlardır. Merhum Mehmet Akif bir dörtlüğünde bu gerçeği şöyle ifade eder: “Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı, Düşün altında binlerce kefensiz yatanı, Sen şehit oğlusun incitme yazıktır atanı Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı...” "Ben vatanımı seviyorum, vatanperverim” gibi sadece kuru iddialarla vatan sevgisi olmaz. Ancak vatana hizmetle olur. Şair Abdulhak Hamid der ki: “Vatanını seven, ona hizmet eder ve bununla övünür, iftihar eder.” Çiftçi, işçi, tüccar, sanatçı, hepsi elele vererek vatan ve millet yolunda çalışmakla olur. Kızgın güneş altında, tarlada ve işyerinde canla başla çalışan vatandaş, bu sevgi borcunu ödüyor demektir. Vatanı imar eden, yurdun yararına iş gören iyi vatandaşlık görevini yapıyor demektir. Yurt kalkınması için çalışmanın, vatanı imar etmenin dinimizde önemi büyüktür.Memleketini seven toprağı işler, ormanlarını korur. Milletin mutluluğu için ne gerekli ise onu seve seve yapar. Vatan sevgisinde ne kadar samimi olduğumuzu böylece ispat etmiş oluruz. Üzerinde yaşadığımız bu vatan, nimetlerle doludur. Her türlü mahsul bol bol yetişir. Allah’ın bu lutfun-dan faydalanmalıyız ve O’na bu nimetlerin şükrünü ödemeliyiz. Kalkınmış bir vatan sathı üzerinde millet-çe mutluluk içinde yaşayabilmek için çalışmalıyız. Sevdiğimiz vatanımızın üzerine titremeliyiz. Vatana, millette, milli ve manevi değerlere zarar verecek her şeyden sakınmalıyız. Bu konuda Hz. Ali (r.a): "Şahsınıza kötülük eden bir düşmanı affediniz. Lakin vatanınıza ve milletinize kötülük eden bir kimseyi asla affetmeyiniz." der. Yurdun kalkınması en büyük emelimiz olmalıdır. Milli servetin artması, milletçe refaha kavuşmanın yo-lu budur. Servet-i Fünun dönemi Türk şairi, yazarı ve devlet adamı olan Süleyman Nazif: "Vatan sıhhate benzer, değeri kaybedilince anlaşılır" der. Bir Hadis-i Şerifte ise Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur: “İnsanların en hayırlısı, insanlar için en faydalı olandı.” Vatan sevgisinin îcâbı da zaten budur. Vatanını seven onu korumaya çalışır, her türlü düşmana karşı savunur. Vatanına sahip çıkar, gerektiğinde canını feda eder. Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un dediği gibi yi-ne bilir ki: “Sahipsiz olan vatanın batması haktır, Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.” Bu vesile ile geçtiğimiz günlerde ülkemizin müstesna illerinin birinde bayrağımıza karşı yapılmış olan saygısızlığı bu ülke üzerinde yaşayan hiç bir ferdin kabullenebileceği bir olay olmadığına inancım tamdır. Amacı ne olursa olsun bu menfur olayı yapanların veya yaptıranların tasvip edilmesi mümkün değil- dir. Vatanımızın bağımsızlığı ve milletimizin birliğinin sembolü olan bayrağımız ve kutsal değerlerimize milletinizin sahip çıkacağına inancım sonsuzdur.                                                                                                         zor günlerde dünyanın her yerinde vatan uğrunu seve seve canını veren, vermeye hazır asker ve polislerimizin Allah yar ve yardımcısı olsun.

20 Haziran 2017 Salı

DP KAYSERİ İL BAŞKANI İSMET ÖZBAKKAL: "Bağımsız olmayan vatan, vatandaşlar için zindan haline gelir" dedi.

İsmet Özbakkal, "Bağımsız olmayan vatan zindan haline gelir" dedi.
Özbakkal, "Ülkemiz üzerinde oynanan oyunların hayra çevrilmesini dileriz. Bu vatan,toprağın kara bağrında sıra dağlar gibi duranlarındır. Bir tarih boyunca onun uğrunda tarihe kendini verenlerindir. Bir milletin gücü ne tankıdır ne topu. Bir milletin asıl gücü imanlı ve şuurlu evlatlarıdır. Şehit, Allah rızası için; din, vatan, millet uğruna canını veren Müslüman kişiye denir. Şehitlik, İslam dininde peygamberlikten sonra gelen en yücemertebedir. Bizim milletimizde bu mertebeye ulaşmak, vatanı ve milleti için canını vermek şereflerin en büyüğüdür. Bu dünyada bizim için en kıymetli varlıklardan biri de vatandır. Bu nedenle biz vatanımızı çok severiz. Bu duygu tarih boyunca böyle olmuştur, bundan sonra da böyle olacaktır. Vatanımız için birbirinden güzel destanlar söylemiş, türküler yakmışızdır. Yeri geldiğinde binlerce şehit vermekten de kaçınmamışızdır. Atalarımız bu toprakları Müslüman toprağı yapmak, buradaki insanlara İslam dinini anlatmak için yüzyıllarca uğraştılar. Vatan olmazsa millet de olmaz devlet de. Bağımsız olmayan bir vatan,orada yaşayanlar için zindan haline gelir. Vatan sevgisi kavramı kuru bir lâftan ibaret değildir. O sevgiyi gönlümüzün derinliklerinde duyar ve hissederiz. Söz açılınca hemen coşarız, ona kötü söz söylenmesine tahammül edemeyiz. Biz vatansever bir milletiz. Düşmanlarımız bizim zor durumda kaldığımızda vatanımız için neler yaptığımızı çok iyi bilirler" ifadelerini kullandı.
Özbakkal ayrıca, "Vatanını seven kişiler gerekirse mallarını ve canlarını fedâ etmekten çekinmezler. Bizler, bu güzel vatan için canlarıyla ve kanlarıyla nice destanlar yazan bir milletin evlâdıyız. Vatana olan sevgimizi ancak onun uğrunda yapacağımız çalışmalarla ispatlayabiliriz. Yaşı,cinsi, görevi ne olursa olsun, herkesin bu güzel vatan için yapması gereken işler vardır. Vatanı korumak hem milli hem de dini bir görevdir. Bu vatan için kanını ve canını veren aziz şehitlerimizi bir kere daha saygıyla anıyoruz. Ölümün üzerine gözlerini kırpmadan giden, kanlarıyla bayrağımıza al rengini veren bu insanlar, geride bize bu cennet vatanı bıraktılar. Ruhları şÃ´d, mekanları cennet olsun. Bugün güvenlik güçlerimiz Suriye'de PYD ve DEAŞ'la, ülke içinde PKK, DEAŞ, FETÖ, DHKP-C gibi terör örgütleriyle yoğun bir mücadele içindedir. Bu mücadelede milletimizin, güvenlik güçlerimize, hükûmetimize, devletimize desteğinin tamdır. Türkiye'nin mücadelesi tek bir alanla sınırlı değildir. Terörden darbe girişimine, ekonomik provokasyonlardan diplomatik suikastlara kadar her yol deneniyor.Allah güvenlik güçlerimizin, milletimizin yar ve yardımcısı olsun" diye konuştu.
 

19 Haziran 2017 Pazartesi

DP KAYSERİ İL BAŞKANI İSMET ÖZBAKKAL'IN RAMAZAN BAYRAMI MESAJI: "Bayram yapamayanlara bayram yaptıralım ve bayram sevincini bütün vatandaşlarımıza yaşatalım"

Ülke, millet ve İslâm âlemi olarak rahmet, mağfiret ve arınma mevsimi Ramazan-ı şerifin sonunda yeni bir bayrama daha kavuşmanın sevinç ve mutluluğunu yaşıyoruz. Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun. 
Bayramlar, bizleri istikbale taşıyan ve tarih sahnesinde biz Müslümanlara süreklilik kazandıran en müstesna zaman dilimleridir. İman kardeşliğinin tezahür sahneleri bayramlar, Müslüman kalma şuurumuzu sürekli diri tutan şeâir-i diniyyedendir. Bayramlar, zamanı başka zaman, cihanı başka cihan eyleyen, mahzun gönüllere sevinç ve müjde tattıran, coşku ve barış rüzgârlarının dalga dalga yayıldığı ulvî zaman dilimleridir. Bu coşku, bayram sabahı, bayram namazı ile birlikte tekbirlerle gürleşir, gönülden gönüle, evlerden evlere taşınır; sokaklara, meydanlara taşar; müminlerin yüzünde ve sesinde hayat bulur. Bayramlar, her yıl gelip geçen sıradan bir tatil günü değil, insanî ve İslamî güzelliklerin birlikte yaşandığı, birlik, beraberlik, sevgi ve saygının en güzel örneklerinin sergilendiği, toplumun bütün kesimlerinin birbiriyle kaynaştığı paylaşma ve dayanışma günleridir. Bayramlar mutluluğun, sevincin, muştunun hakkını verme günleridir.
Ancak bugün üzülerek görüyoruz ki birçok İslam beldesinde Rabbin yüce katında bayramı hak ettiği halde, savaş, şiddet ve terör gölgesinde bayramını bayram gibi yaşayamayan kardeşlerimiz var. Bu kutlu ayda bile, insanlıktan nasibini alamamış kişilerce katledilip, daha bayramlığını giyemeden bembeyaz kefene sarılan küçücük masum çocuklarımız var. Öpülesi elleri evlat kanına bulaşmış, yüreği atılan bombalarla parça parça edilmiş analarımız, çaresizlik girdaplarına itilmiş babalarımız var.
Bayrama barış, umut ve güven içinde ulaşan bizler, bugün umutsuzluğu gönüllerimizden söküp, bizden bayram neşesi bekleyenlere beklediklerini ikram etmeli; bayramın sevincini, neşesini dua, tekbir ve selamlarla önce kendi içimizde duymalı sonra da bayrama acıyla, gözyaşıyla ulaşabilmiş kardeşlerimize bunu en kalbi ve samimi duygularımızla hissettirmeliyiz.
Bayramlarda evlerden evlere taşınan armağanları, gönüllerden gönüllere taşıyalım! Hayatın çilesini birlikte omuzladığımız eşlerimizi sevindirelim. Özellikle varlık sebebimiz olan anne ve babalarımızı unutmayalım ve onların hayır dualarını alalım. Evlerimizin canlı bayramları olan çocuklarımızı, kuşatıcı bir sevgi ve kardeşliği yaşadığımız bu ibadetin coşkusu ile tanıştıralım. Bize sığınan kırık kalpleri onaralım, gönlümüzün kapılarını Allah’ın biçare misafirlerine açalım. Bayramın manevi atmosferinde mültecileri, yetimleri, yaşlıları ve engellilerin gönüllerini imar etme, huzurevlerinde kalanları, öğrencileri, toplumumuzun yetimleri sokak çocuklarımızı, yoksulları, onuruyla, izzetiyle yaşayan ihtiyaç sahiplerini, vatanımızın uğrunda canını feda eden aziz şehitlerimizin emaneti olan eşlerini ve yavrularını, terörden dolayı evlerini, yurtlarını, işlerini terk etmek zorunda kalan, maddi ve manevi anlamda zarara uğrayan tüm kardeşlerimizi hatırlayalım. Yaralı gönülleri, bitap düşmüş yürekleri, yara alan kardeşliklerimizi onaralım. Yüreklerin en ağır yükü olan küskünlüklere son verelim. Bayram yapamayanlara bayram yaptıralım.
Ve şunu asla unutmayalım! İnsanlığın ümidiyiz biz. Bayramı kendi adımıza değil insanlık adına yaşayalım. Bayramımız yeni bayramlar doğursun. Sevincimiz yeni sevinçlerin toprağı olsun. Huzurumuz nice huzursuzlukların çaresi; mutluluğumuz tüm insanlık ailesinin acılarına teselliler sunsun. Bayramınız mübarek olsun!
Bu duygu ve düşüncelerle, ülkemizin, gönül coğrafyamızın, yurt dışındaki millet varlığımızın ve İslâm âleminin mübarek Ramazan bayramlarını en içten duygularla tebrik ediyorum. Son zamanlarda menfûr terör eyleminde hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize rahmet, acılı ve kederli ailelerine ve aziz milletimize bir kez daha sabır, metanet ve başsağlığı diliyorum. Bayramın ülkemizde güven ve huzur ortamının kalıcı hale gelmesine; son yıllarda bayramlara hep buruk giren İslam dünyasında barış, huzur ve güven ortamının yeniden tesis edilmesine; insanlığın barış, huzur ve adaletine vesile olmasını Yüce Allahtan niyaz ediyorum.

8 Haziran 2017 Perşembe

DP Kayseri il başkanı İsmet Özbakkal,Komando durağında mimari bir çalışma istiyor.

17.12.2016 Kayseri'de çarşı iznine çıkan askerlerin içerisinde bulunduğu halk otobüsüne düzenlenen hain terör saldırısının ardından durağın adı 'Şehit Komandolar Durağı' olarak değiştirildi.

Kayseri'de cumartesi günü bombalı araçla düzenlenen ve çarşı iznine çıkan askerlerin içerisinde bulunduğu halk otobüsüne yapılan terör saldırısının ardından 14 askerimiz şehit olmuştu.

O günlerde milletimiz yoğun ziyaretlerde bulunmuş.Sabahlara kadar durakta nöbet tutmuş ziyaretlerde bulunmuş ve çiçeklerle durağı donatmıştır.

Bu gün durakta sadece 3 bayrak asılı.Fakat milletimiz bu durağın anıtlaşmasını ve görselliğinin genişlemesini istiyor. Çünkü halen gelen ziyaretçiler devam ediyor.Dualar ediliyor.
Bizde milletimizin beklentisi olan Komando durağının yeniden düzenlenip,şehitlerimizin simgesi haline getirilerek görsellik kazanılmasını istiyoruz.Burada mimari bir çalışmayı Kayseri büyükşehir belediyesinden bekliyoruz.


Kayseri'de çarşı iznine çıkan 14 askerin şehit olması ile sonuçlanan bombalı saldırıyla ilgili soruşturma sürürken, şehit Kırşehirli komando onbaşı Muhammed Ali Ocak ile Ahmet Taş'ın cenazeleri Adli Tabiplik'te yapılan otopsi ardından Kırşehir'in Çicekdağı İlçesi'ne gönderildi. Diğer 5 şehiin cenazesi de Erkilet 12'nci Hava Ana Ulaştırma Komutanlığı'nda yapılacak tören ardından askeri uçaklarla memleketlerine uğurlandı.

Merkez Talas İlçesi'nde 38 AB 180 plakalı halk otobüsünün sol tarafına yanaştırılan bir araçla düzenlenen bombalı saldırı sırasında genellikle sol taraftaki ikili koltuklarda oturan veya ayakta duranların şehit olduğu ifade edildi. Hain saldırı yerinin Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Gevher Nesibe Hastanesi'ne yaklaşık 500 metre uzakta bulunmasının yaralılara daha çabuk müdahale edilmesi açısından, daha fazla can kaybının önüne geçtiği bildirildi.

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Gevher Nesibe Araştırma Hastanesi'nde bu sabah taburcu edilen 17 askerden sonra yaralı sayısı şu anda 23 olarak kayıtlara geçti. Bombalı saldırının meydana gelen Talas Caddesi'ndeki, ERÜ Kampusu Acil girişindeki otobüs durağına bölgede oturanlar 'Şehit Komandolar Durağı' yazılı pankart astı. Durağa gelenler tarafından yazılan mektuplar, çiçekler ve atkılar da bırakıldı.