Başkan İsmet Özbakkal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Başkan İsmet Özbakkal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ağustos 2017 Pazartesi

DEMOKRAT PARTİ KAYSERİ İL BAŞKANI İSMET ÖZBAKKAL: "BİZ BU ÜLKEYİ KARŞILIKSIZ OLARAK SEVDİK VE DEVLETİN DİNİ'NİN ADALET OLDUĞUNU BİLDİK VE BUNA İNANDIK" DEDİ

Ülkemizde yaşanan olaylar bir komplo teorisidir. Vatanına milletine bağlı kalan milleti kimse yıkamaz. Vatanı sevmek demek, “Adaletli olmak” demektir. Zira: 
“DEVLETİN DİNİ ADALETTİR” 
Adaletsi devlet yöneticileri faziletsizdir.
Adaletin kaynağı Vatan ve Millet sevgisidir. Vatanını sevmek hizmetle olur. Vatan hizmet bekliyor. Bu kervana sende katıl. Vatanı sevmek, mücadele etmektir..
Bize bu cennet vatanı kanları ve canları ile armağan eden aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize bir kez daha minnet ve şükranlarımı sunarım. Demokrat Parti Kayseri İl Başkanı İsmet Özbakkal, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın yıl dönümü nedeniyle bir mesaj yayınladı.
MİLLETİN BİRLİK VE BERABERLİĞİ MUTLAKTIR.
Özbakkal, "Kahraman Türk Milleti’nin çok iyi bildiği ve her yıl kutlamaktan onur duyduğu "Zafer Bayramı" 1922 yılında 26 Ağustos’ta başlayıp, 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da Mustafa Kemal’in Başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesinin (Büyük Taarruz’un) şerefli ve şanlı yıl dönümüdür.
Emperyalist, Türk düşmanı ve sömürgeci İşgalcilerin ülke sınırlarını terk etmesi anlamına gelen 30 Ağustos, ülke topraklarının geri alındığı; Türkiye Cumhuriyeti temellerinin atıldığı ve ihanetin Anadolu topraklarından kahramanca sürüldüğü "onurlu günü" temsil eder." ifadesinde bulunduğu mesajını şu şekilde sürdürdü: "Ancak, içinden geçtiğimiz bu bunalımlı ve buhranlı günlerde kutlama yapmak Türk Milleti’ne zor geliyor. Zira, müesses Ordu, bilumum güvenlik kuvvetleri ve hükümete rağmen; Her gün, dahili bedhahların işbirlikçisi, dış düşmanların maşası, anarşi-terör ve tedhiş eşkiyasının alçakça şehit ettiği "Aziz Yurttaşlarımızın" cenazelerinin peş peşe gelmesi bizleri kahrediyor.Cenab-ı Hak milletimizi ve ülkemizi bir an önce bu acılardan, iç düşmanlar, cinnet getiren katil, hain, cani ve insanlık düşmanlarına yardım ve yataklık eden dönme-devşirme, etki ajanı ve kriptolardan kurtararak, bu ıstırap, zulüm, işkence ve acılara son verme iradesini milletçe göstermeyi hepimize nasip eylesin.
Milli birlik, kadim beraberlik ve vatanımızın bölünmez bütünlüğünün hayasızca tartışıldığı bu günlerde; Ülkemiz üzerindeki menfur emelleri bilinen dış güçler ve bedhah işbirlikçileri, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının sarsılmaz iradesi, birlik inancı, birbirlerine olan saygısı, sahiplik duygusu, sadakat ve sağduyusu sayesinde hiçbir zaman başarılı olamayacak; Nihayette hüsrana uğrayıp, mutlaka belâlarını bulacaklardır.
Sonuçta Bu Millet, Yine zaferler kazanmaya devam edecektir.
"Bir musibet, bin nasihatten evlâdır" denilir. Bu musibetin de inşâllah üstesinden gelinecek; Sevgili halkımız dostunu, düşmanını bir kere daha bilecek, ihanetin nereden ve kimlerden geldiğini idrak edecek ve bir daha menfur tuzaklara düşmeyecektir.
Geçmişte hangi konumuzu Avrupa ile müzakere etmişsek, o kolumuzun koptuğunu iyi biliyoruz. O nedenle Türkiye kendi varlığını, kendi ulusal birliğini tahkim etmek durumundadır.
Bu millet zaferler kazanmaya devam edecektir. Yüce Türk Milleti ümidini kaybetmemelidir. Milletimizin içinde gözyaşlarını dindirecek kadroları dün vardı, bugün de vardır, yarın da kesinlikle olacaktır. Hiçbir kimsenin gücü mazimizle, şanlı tarihimizle Atatürk’le ve Kurtuluş Savaşı’yla bağımızı koparmaya yetmez ve yetmeyecektir. Gençlerimize hür ve bağımsız bir millet olmanın gururu ve şuurunu unutturmak isteyen zihniyetin azgınlaştığı günümüzde, herkesin uyanık olması gerekmektedir. Buradan; yanlış hesap yapanlara, temel değerlerimizle oynayanlara, din ve vicdan tüccarlığı yapanlara, siyaset simsarlığı, misyon tacirliği yapanlara, sahte demokratlara, gençliğe kin ve nefret aşılayanlara sesleniyorum: Gücünüz, bu inançlı gençliğin elinden ortak mazimizi, binlerce yıldır pekişen sevgimizi, birbirimize olan saygı ve muhabbetimizi, birlik ve beraberliğimizi alamayacaktır.
Bu samimi duygu ve samimi düşüncelerle; Demokrat parti olarak. Başta milli mücadelemizin lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu vatan için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi saygı ve şükranla anıyor; Milletimizin Zafer Bayramı ve Zafer Haftasını en içten duygularımızla kutluyoruz."

19 Haziran 2017 Pazartesi

DP KAYSERİ İL BAŞKANI İSMET ÖZBAKKAL'IN RAMAZAN BAYRAMI MESAJI: "Bayram yapamayanlara bayram yaptıralım ve bayram sevincini bütün vatandaşlarımıza yaşatalım"

Ülke, millet ve İslâm âlemi olarak rahmet, mağfiret ve arınma mevsimi Ramazan-ı şerifin sonunda yeni bir bayrama daha kavuşmanın sevinç ve mutluluğunu yaşıyoruz. Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun. 
Bayramlar, bizleri istikbale taşıyan ve tarih sahnesinde biz Müslümanlara süreklilik kazandıran en müstesna zaman dilimleridir. İman kardeşliğinin tezahür sahneleri bayramlar, Müslüman kalma şuurumuzu sürekli diri tutan şeâir-i diniyyedendir. Bayramlar, zamanı başka zaman, cihanı başka cihan eyleyen, mahzun gönüllere sevinç ve müjde tattıran, coşku ve barış rüzgârlarının dalga dalga yayıldığı ulvî zaman dilimleridir. Bu coşku, bayram sabahı, bayram namazı ile birlikte tekbirlerle gürleşir, gönülden gönüle, evlerden evlere taşınır; sokaklara, meydanlara taşar; müminlerin yüzünde ve sesinde hayat bulur. Bayramlar, her yıl gelip geçen sıradan bir tatil günü değil, insanî ve İslamî güzelliklerin birlikte yaşandığı, birlik, beraberlik, sevgi ve saygının en güzel örneklerinin sergilendiği, toplumun bütün kesimlerinin birbiriyle kaynaştığı paylaşma ve dayanışma günleridir. Bayramlar mutluluğun, sevincin, muştunun hakkını verme günleridir.
Ancak bugün üzülerek görüyoruz ki birçok İslam beldesinde Rabbin yüce katında bayramı hak ettiği halde, savaş, şiddet ve terör gölgesinde bayramını bayram gibi yaşayamayan kardeşlerimiz var. Bu kutlu ayda bile, insanlıktan nasibini alamamış kişilerce katledilip, daha bayramlığını giyemeden bembeyaz kefene sarılan küçücük masum çocuklarımız var. Öpülesi elleri evlat kanına bulaşmış, yüreği atılan bombalarla parça parça edilmiş analarımız, çaresizlik girdaplarına itilmiş babalarımız var.
Bayrama barış, umut ve güven içinde ulaşan bizler, bugün umutsuzluğu gönüllerimizden söküp, bizden bayram neşesi bekleyenlere beklediklerini ikram etmeli; bayramın sevincini, neşesini dua, tekbir ve selamlarla önce kendi içimizde duymalı sonra da bayrama acıyla, gözyaşıyla ulaşabilmiş kardeşlerimize bunu en kalbi ve samimi duygularımızla hissettirmeliyiz.
Bayramlarda evlerden evlere taşınan armağanları, gönüllerden gönüllere taşıyalım! Hayatın çilesini birlikte omuzladığımız eşlerimizi sevindirelim. Özellikle varlık sebebimiz olan anne ve babalarımızı unutmayalım ve onların hayır dualarını alalım. Evlerimizin canlı bayramları olan çocuklarımızı, kuşatıcı bir sevgi ve kardeşliği yaşadığımız bu ibadetin coşkusu ile tanıştıralım. Bize sığınan kırık kalpleri onaralım, gönlümüzün kapılarını Allah’ın biçare misafirlerine açalım. Bayramın manevi atmosferinde mültecileri, yetimleri, yaşlıları ve engellilerin gönüllerini imar etme, huzurevlerinde kalanları, öğrencileri, toplumumuzun yetimleri sokak çocuklarımızı, yoksulları, onuruyla, izzetiyle yaşayan ihtiyaç sahiplerini, vatanımızın uğrunda canını feda eden aziz şehitlerimizin emaneti olan eşlerini ve yavrularını, terörden dolayı evlerini, yurtlarını, işlerini terk etmek zorunda kalan, maddi ve manevi anlamda zarara uğrayan tüm kardeşlerimizi hatırlayalım. Yaralı gönülleri, bitap düşmüş yürekleri, yara alan kardeşliklerimizi onaralım. Yüreklerin en ağır yükü olan küskünlüklere son verelim. Bayram yapamayanlara bayram yaptıralım.
Ve şunu asla unutmayalım! İnsanlığın ümidiyiz biz. Bayramı kendi adımıza değil insanlık adına yaşayalım. Bayramımız yeni bayramlar doğursun. Sevincimiz yeni sevinçlerin toprağı olsun. Huzurumuz nice huzursuzlukların çaresi; mutluluğumuz tüm insanlık ailesinin acılarına teselliler sunsun. Bayramınız mübarek olsun!
Bu duygu ve düşüncelerle, ülkemizin, gönül coğrafyamızın, yurt dışındaki millet varlığımızın ve İslâm âleminin mübarek Ramazan bayramlarını en içten duygularla tebrik ediyorum. Son zamanlarda menfûr terör eyleminde hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize rahmet, acılı ve kederli ailelerine ve aziz milletimize bir kez daha sabır, metanet ve başsağlığı diliyorum. Bayramın ülkemizde güven ve huzur ortamının kalıcı hale gelmesine; son yıllarda bayramlara hep buruk giren İslam dünyasında barış, huzur ve güven ortamının yeniden tesis edilmesine; insanlığın barış, huzur ve adaletine vesile olmasını Yüce Allahtan niyaz ediyorum.

8 Mayıs 2017 Pazartesi

“YOKSA, SİYASİ PARTİLERİN MİSYONU BİTTİ Mİ NE?..” DEMOKRAT PARTİ (D.P.) KAYSERİ İL YÖNETİM KURULU BAŞKANI İSMET ÖZBAKKAL'IN BASIN AÇIKLAMASI

DEMOKRAT PARTİ "DP" KAYSERİ İL BAŞKANI İSMET ÖZBAKKAL:
“SİYASİ PARTİLERİN MİSYONU BİTTİ Mİ?..”
16 Nisan günü yapılan “Anayasa değişikliği referandumu” sonrası, siyasi partilerin milleti, daha açık bir anlatımla iç siyaseti hedef alan politikaları bir kenara bırakması ve ortamın sakinleşmesi, gerilimin düşürülmesi ve hayatın normalleşmesi için çaba sarf etmeleri gerekirdi. Kendilerinden beklenen buydu. Fakat başta ana muhalefet olmak üzere, kimse bu akıl, makul ve mantık yolunu denemedi. Her zaman olduğu gibi, yine siyasi çekişmeler, kör dövüşü ve kısır döngü geldi ve siyasetin göbeğine oturdu. 
Şimdi millet soruyor: Siyaset bu mu?  
Yoksa partilerin varlık nedeni ortadan kalktı da, misyonlarımı bitti nedir?
Dikkat edin lütfen. Referanduma taraf olan ve sahada partilerini temsil eden üyeler dahi bu durumdan rahatsız. Dahası hepsinin kafası karışık, neredeyse bütün parti üyelerinin siyasete güvenleri sarsılmış durumda. Elbette bunda kendi partilerinin de suçu var. Zira mevcut partilerde kitlesel eğitim yok, parti içi demokrasi yok, kimse siyaseti bilgi, bilinç, inanç, kıdem, ehliyet ve liyakat esasına göre yapmıyor. Öyle ki, çoğu üye kendi “kayıtlı olduğu” partisinin dava, manâ, hedef ve misyonunu bilmiyor. Geçmişten gelen birçok emanetçi, vesayetçinin temsil ve başkanlıkları işgal ettiği; Kifayetsiz muhterislerin bir türlü başarısızlıklarını kabul edip, yapıştıkları makamları bırakmadığı, verilen sözlerin tutulmadığı, vaatlerin yerine getirilmediği ve adaletin yerini bulmadığı kısır bir dönem inatla sürdürülüyor.
Bu sistemin içinde halk yok.  
Parti üyeleri ve teşkilât yöneticilerinin bir değeri yok.
Yenilen pehlivan güreşe doymuyor, misal; Oy kaybeden, prestij kaybeden, izzet ve itibar kaybeden ve defalarca kandırılanlar dahi, inanılmaz bir pişkinlikle yerinde oturuyor.
Şimdi siyasetçilere sorarlar: Ülkem nereye gidiyor? Parti başkanları neden güven sorunu yaşıyor? Milletle partiler neden kopuk? Milletten kopan, milleti temsil edemez.
Şimdi bir bakalım: “Ülkenin gerçek gündemi ne?..”
Neden seçimlerden sonra sorular ve sorunlar bitmiyor.
Neden halâ herkeste bir arayış var. 
Milleti rahatsız eden yüreklerdeki boşluk ne?
Artık ülkemizin insanını anlayan, hakikati açıklayan, gerçekleri konuşan, kederleri dağıtan, kaderci değil, imarcı-inşaatçı, projeci olan yepyeni ve dosdoğru ümitler veren “orijial ve objektif dünya görüşü olan” hakiki kitle partilerine ihtiyaç var veya mevcut partilerin acilen kendilerini düzeltip- doğrultarak böyle olmaları gerekiyor!..
Milletin istediği 
ve beklediği bu:
Millet “siyasi parti” denildiğinde aşağıdaki tanımı gündeme getiriyor ve;
“Bir Siyasi Parti: Namuslu, dürüst, demokrat onurlu, soylu (asil) ve sorumlu insanlar tarafından kurulur, kurumlaştırılır ve "tam bir eşitlik, adalet, mutlak parti içi demokrasi ve faziletle" yürütülürse kitle partisi olur. Gerisi (gayrisi) siyaset hane, şirket ve ticarethanedir. Bize: Din tüccarı, Siyaset simsarı ve Misyon taciri menfurlardan müteşekkil organize suç örgütleri ile Politik-acı şirketleri, emanetçi, vesayetçi, hıyanetçi, biatçı, teslimiyetçi mukallitler değil: Halis ve hakiki; parti gerek,” diyorlar.
Bu ses’e, bu talebe kulak vermek gerek:
Biz. Demokrat Parti olarak: “Ülkemizin ve milletimizin birlik, beraberlik ve bütünlüğü adına, devleti ve milleti ile barışık; Huzurlu, istikrarlı ve güvenli bir Türkiye adına: “Kederde, kıvançta, tasada ortak; Adalet, barış, kardeşlik, huzur içinde ve kucaklaşmış bir toplum” özlemi adına tüm milletimizi topyekûn kucaklıyoruz.

26 Mart 2017 Pazar

Demokrat Parti Kayseri İl Başkanı İsmet Özbakkal, "Türkiye aşırı gerginliği kaldıramaz; “16 NİSAN VAR AMA ERTESİ GÜN 17 NİSANDA VAR.”

Bir referandumun daha eşiğine geldik!..
DEMOKRAT PARTİ KAYSERİ İL BAŞKANI İSMET ÖZBAKKAL:
“16 NİSAN VAR AMA ERTESİ GÜN 17 NİSANDA VAR.”
Herkes aklını başına alsın.
Türkiye aşırı gerginliği kaldıramaz.
Demokrasinin olgunluğuyla,herkes sandığa gitmeli.
Oyunu kullanmalı.
Ülkemizin Suriye Irak ve güneydogu meseleleri içerisinde kaldığı. Muazam hız kaybettiği gözükmekte.
Biz memleketini vatanını seven insanlar olarak herkese çağrı yapıyorum.Evet,Hayır refarandumu içerisinde boğulmayalım.
16 nisan ülkemiz için milat olacak.
Sonuç ne olursa olsun Türkiye kazanacak.
Demokrasi kazanacak.
Herkesin amacı. Her siyasi partinin amacı ülkemizi ileri götürmektir.
Bu güçlü toplumu yıkıp, parçalamak isteyen emperyalist güçler, yüzyıllardır ülkemiz üzerinde oyunlarını oynamaktadırlar.
Her ne olursa olsun, bu ülke üzerinde yaşayan bizler, kardeşiz, birlikte yaşamaya da mecburuz.
Herkesin yapılacak referandumla neleri kazanıp neleri kaybedeceği konusunu iyi anlaması gerek. Bu konuda tüm Tv.lerde ve bütün medyada hazırlanan Anayasa değişikliği tüm maddeleri ile tek tek açıklanmalı ve Hükümet savunduğu Anayasa değişikliği sonucunda neleri yapacağını çok açık ve net şekilde anlatmalıdır.
Ne hayırcılar ve ne de evet çiler, vatan haini değildir. Hepsi bizim vatandaşımızdır. Kim neye inanırsa ona göre oyunu verecektir. Saygı duymalı ve hukukun üstünlüğüne inanmalıyız.
Türkiye’nin mücadelesi tek bir alanla sınırlı değildir. Terörden darbe girişimine, ekonomik provokasyonlardan diplomatik suikastlara kadar her yol deneniyor.Allah güvenlik güçlerimizin, milletimizin yar ve yardımcısı olsun.
Ülkemiz ve geleceğimiz için yapılacak referandumdan ne çıkarsa çıksın,. Milletin kararının hakkımızda hayırlara vesile olmasını dileriz.

12 Aralık 2016 Pazartesi

DP KAYSERİ İL BAŞKANI İSMET ÖZBAKKAL (11 Aralık 2016 - Pazar, TV 1 Ana Haber Bülteni): "İstanbul'da Meydana Gelen Menfur Saldırı ve Patlamalar Konusunda Kınama Mesajı Yayınladı"

Demokrat Parti Kayseri İl Başkanı İsmet Özbakkal, İstanbul'da meydana gelen menfur saldırı, alçakça katliam; Anarşi, terör ve tedhiş saldırılarını şiddetle kınadı.
Demokrat Parti Kayseri İl Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Özbakkal, basına yaptığı açıklamasında, ihanet şebekeleri ve vatan hainlerin yine kriz, kargaşa ve kaos peşinde koştuklarını belirterek, "İstanbul'da Terörün en çirkin, acımasız, alçak ve vandal (vahşi) haline, kirli yüzüne şahit olduk. Şehitlerimize Allah'dan rahmet; Başta Şehit yakınları, dost ve arkadaşları, sevenleri olmak üzere, Aziz Milletimize sabırlar ve baş sağlığı diliyoruz. Mekanları cennet olsun, nur, huzur ve ışıklar içinde yatsınlar" dedi.  Özbakkal, "Kanları yerde kalmayacak. Siz vurdukça dirilen bir milletiz biz. Kandil gecesi vuslata ereriz biz. Evliyalara, Enbiyalara dostuz biz. Hainlerin alçakça sonunu daha görmediniz siz. Böyle bir mübarek günde Türk milletine acıları yaşatanları nefretle kınıyorum." ifadesinde bulundu. - KAYSERİ
***
İstanbul'da
meydana gelen hain, alçak ve menfur saldırıda şehit düşen Kayserili Polis memurları Yasin İke ve Osman Börklüoğlu için; İlimiz Merkez Hunat Camiî Şerifinde düzenlenen ve on binlerce Kayserili'nin katıldığı "şehitlerin ebedi istirahatgâhlarına uğurlama defin törenine", Demokrat parti Kayseri İl Başkanı İsmet ÖZBAKKAL katıldı.