22 Şubat 2019 Cuma

İSMET ÖZBAKKAL;HER PARTİDEN ADAY OLANA SİYASİ ZÜBÜK DENİR

31 MART YEREL SEÇİMLERİ İÇİN ADAY BAŞVURULARI SONA ERDİ.
ADAY OLMAK İÇİN BİN BİR TAKLA ATANLAR,ADAY OLAMADIĞI PARTİDEN AYRILIP TAM ZIDDI OLAN RAKİP PARTİDEN ADAY OLMUŞTUR.!!!
GEREK BELEDİYE BAŞKANLARI GEREK MECLİS ÜYELİĞİ ADAYLARI NEREDEN BULDU ORADAN ADAY OLDU. VE SİYASİ ZÜBÜK OLDU...

PARTİLERİN MİSYONU VARDIR. TEMSİL ETTİĞİ VİZYON VE KESİMLER VARDIR.SOL,SAĞ,MERKEZ SAĞ,MİLLİYETÇİ,CUMHURİYETÇİ VESAİRE.

RANT RANT RANT ARTI SİYASİ ZÜBÜKLER ÜLKEMİZE HİZMET ETMEZLER.!
Kendi menfatına hizmet ederler.Cebini heybesini doldurmaya çalışırlar.
Yapacağı hizmetlerde,alacağı görevlerde satın alınırlar,rüşvet yerler.

SİYASETTE KİŞİLİK ÇOK ÖNEMLİDİR.
Kişiliği ve insanlığı gelişmemiş,makamı mevkiyi kolay bulmuş kişiler vatanı satarlar...

Belediyecilikte imar alanları açmak var.Arsalara rant getirmek var. 2 katlı yere 22 kat verebilir.
Arsa olan yeri yeşil alana hatta kamu alanına açabilir. Mesken olan yerleri ticari alana çevire bilir,hatta avm yapabilir. Belediye komisyonlarını seçilen meclis üyeleri yönetir.
Mütahitlerin kolayca avlayacağı SİYASİ ZÜBÜKLERİ istediği yönde karar çıkarta bilirler.

Önceden bir rakip partiye geçmek ayıptı.Günümüzde bir iki hatta üçüncü ayrı partiden aday olanlar var. Seçmenlere bu gün a partisine yarın b partisine oy verin diyen adaylar varda zübük oluyorda,ya seçmen ne oluyor? Hani idealler vardı,milliyetçilik vardı,cumhuriyetçilik vardı da ne oldu..
Ne olacak hepsi öldü. ARTIK MEYDANLARDA SİYASİ ZÜBÜKLER VAR. Yani kıdemli bir kaç partiden aday olmuş,her devre bir yerden mutlaka aday.
Sadece bir şey, bir şey olarak kalıyorum, o da palyaço. Bu beni herhangi bir politikacıdan daha yüksek bir düzleme yerleştirir.  Charlie Chaplin

20 Şubat 2019 Çarşamba

İSMET ÖZBAKKAL;BELEDİYECİLİK VE BELEDİYE BAŞKANI NASIL OLMALI

GÜNÜMÜZDE "BELEDİYELERİN SORUNLARI" GÜNDEN GÜNE ARTARAK, ÇIĞ GİBİ BÜYÜMEYE BAŞLADI!..
BELİRLİ BÜYÜK İLLERE ZORUNLU GÖÇ YAPAN İNSANLAR,NÜFUSUN ARTIŞIYLA BİRLİKTE SORUNLARIN ARTMASINA SEBEP OLMUŞTUR.!
HAZIRLIKSIZ YAKALANAN BELEDİYELER GÜNÜ KURTARMA PEŞİNDE OLUP,HIZLA ŞEHİRLERE MAKYAJ YAPMAK ZORUNDA KALMIŞTIR.!
OYSA BELEDİYELER 50 HATTA 100 YILLIK BELEDİYE İMAR PLANI VE ALT YAPI HİZMETLERİNİ HAZIRLAMAK ZORUNDADIRLAR..!
YETERSİZ KADROLAR VE TORPİLLE ATANAN BELEDİYE BAŞKANLARI VE RANT İÇİN İMARA AÇILAN ARSALAR ŞEHİRLERİ YAŞANMAZ HALE GETİRMİŞTİR.!!!

Türkiye’de ve dünyada artan şehir nüfusu büyük sorunları da beraberinde getirmektedir. Artan nüfus ve göçün ortaya çıkardığı konut, altyapı, ulaşım, eğitim, sağlık, güvenlik, çevre ve enerji gibi alanlarda ortaya çıkan sorunlar ve tükenen enerji kaynaklarını optimum kullanma ihtiyacı kent yönetimlerini teknolojinin sunduğu imkanları daha fazla kullanmaya sevk etmektedir.
Günümüzde vatandaşa en yakın yönetim birimlerinden biri olan belediyeler elektronik ortamda sundukları hizmetlerin sayısını gün geçtikçe artırmaktadır. Yerel hizmetlerin sunumunda teknolojiyi en iyi şekilde kullanan belediyeler ‘akıllı belediye’ olarak nitelendirilirken, kent yönetimleri
için de ‘akıllı şehircilik’ kavramı ön plana çıkmaktadır.
Kent yönetimleri için akıllı şehircilik
Akıllı şehir uygulamaları şehirlerin teknoloji desteğiyle kalkınmasını sağlarken, şehirlilere sunulan hizmetlerin de kalitesini yükseltmektedir. Ulaşım, altyapı, enerji, çevre gibi pek çok yerel hizmet sahasında sunulan teknolojik çözümler ile kentin kaynakları minimum düzeyde tüketilerek  maksimum fayda sağlanmaktadır. Ayrıca Türkiye’nin dünya kentleriyle rekabet etmesinde akıllı şehir yatırımları son derece önemlidir.
Şehir planlamalarımızı yaparken ve uygularken, tarihimiz, kültürümüzle birlikte çağın gerektirdiği rahat, huzurlu, ekonomik yaşam koşullarının birleştirildiği (modernite ve otantisite ), gelecek 50- 100 yılı ön geren şehircilik anlayışıyla hareket etme mecburiyetimiz var. Sadece bu günün ihtiyaçlarını düşünerek günlük politikalarla şehircilik yaparsak gelecek nesiller bizleri hayırla anmayacaklardır...
Örneğin şehir merkezlerine yapılan, trafiğin çekilmez hale getirildiği yüksek binalar ve AVM’ler hem esnafı, hem de mahalle kültürümüzü yok etti... Şehir planlamalarında tarihin her döneminde en küçük yerleşim birimi olan köylerimiz de mahallelerimizde bile küçükte olsa, mutlaka bir meydan, meydanın etrafında köy kahvesi veya sosyal alanlar vardı. Dairesel yapılaşma ihtiyaçlara göre dalga dalga dışarı doğru genişler. Yapılaşma ve sokaklar, kat yükseklikleri sakinleri rahatsız etmeyecek şekilde yapılmasına izin verilirdi.
Şehirlerde "gelecek kaygısı taşımadan" yaşanabilmelidir...
Şehirler , insanların huzurlu, emniyetli, gelecek kaygısı taşımadan, sağlık ve eğitim hizmetlerini kolayca ve en kaliteli , en ekonomik olarak aldığı , iş ve geçim sıkıntısı yaşamadan, sosyal, kolektif, yardımlaşmacı , temiz, hijyen bir ortamda ,taşıtların, insanların ve havanın rahat bir şekilde dolaşımının, ulaşımının sağlandığı , tarihine, gelenek ve inançlarına , kültürüne bağlı kalarak yaşadığı, yaşamak istediği, bu nedenle de doğduğu şehirle gurur duyduğu aidiyet duyduğu mekanlar olmalıdır. .Modern binalar, gökdelenler , birbirinin aynı ,yapışık kibrit kutusu gibi binalar yapmakla şehircilik olmaz.. .İnsan ve mekanın el ele verdiği,komşuluk ve mahalle kültürü ile örüldüğü ,kendine özgü yapısı, kimliği, hayat tarzı olan asli yaşam alanlarıdır.Öznesi insan olmayan ,şehirler ruhsuz, kimliksiz mekanlar olur..
MEVCUT ŞEHİRLER KANGREN OLMUŞ DURUMDA, ARTIK ALT YAPISI HAZIRLANMIŞ YENİ ŞEHİRLER OLUŞTURULMALIDIR... HUZURLU VE İNSANIN YAŞAYABİLECEĞİ ŞEHİRLER.

3 Şubat 2019 Pazar

İSMET ÖZBAKKAL; KÖYÜMÜZÜ GERİ İSTİYORUZ !!!

KENTLEŞME,BÜYÜK ŞEHİR OLMA. KÖYLERİMİZİN DOĞAL YAPISINI YOK ETTİ...
DENİZ KENARLARINDA ÇARPIK TURİZM YAPILANMASI. DOĞAL YAPIYI YOK ETTİ.
BİR YUMURTAYA,BİR LİTRE SÜTE,YOĞURDA,BALA,KAYMAK,TARHANAYA,KURU KAYSIYE, FASULYE,NOHUT A HATTA DOMATESE MUHTAÇ OLDUK..
Saymayla bitmez. Şehirlerin hinterland adı altında 50 km kadar şehre bağlanması. Şehrin kenar mahallesinde iki ineği üç beş keçisi,beş on tavuğu olan ufak besiciyi mahvetti,yok etti.!

Şehrin hemen yakınında bakir köylerimiz vardı. Adeta ufak çaplı fabrikaydı diyebiliriz.Yeşillikten,meyveye,hayvansal gıdaya motoruyla günlük süt getirip bakkala ve abone ettiği apartmanlara vererek günlük gelirini sağlamaktaydı. GELİŞEN BELEDİYE adı altında,köyleri yutup arsa yaptılar.Üzerlerine 15,20 katlı binalar kondu.
NEREDE DOĞAL KÖYLERİMİZ? NEREDE KÖYLÜMÜZ?
Şehirleşme ülkemizde yüzde 70 şehirli yüzde 30 köylü bıraktı.
KÖYDEN İNDİM ŞEHRE,kazanç yok,mekan yok 1970 yıllarda gece kondular vardı. Şimdi ise toki kondular var. Vatandaşım aç muhtaç. Doğru organize sanayilere asgari ücreti tam alabilirse,yaşa yaşaya bilirsen.Sende oldun şehirli.Doğru markete muhtaçsın.
DOĞAL GIDA YİYEMEZSİN; Makarnaya mahkumsun artık.
Ah o tandır ekmeği,taze süt yumurta,köy tavuğu,tarhana çorbası nerede artık yok.
Dolmuş,tramvay,metro,otobüs var..Artı SİMİT VAR...ÜÇGEN PEYNİR VE DÜRÜM VAR..
Hani köylü şehrin efendisiydi. Şimdi marketler efendimiz oldu.
ŞEHİRLER VAROŞ OLDU. Varsa bozulmamış karedeniz veya Akdeniz de,doğuda. Horoz sesiyle uyanmak.Yanaklı Anadolu kadınları.Her çeşit meyve sebze bolluğu içinde yaşamak,ne güzel yaşamak.
Apartmanda,dar alanda yaşamaya artık mahkumuz.
Huzuru bozuk tahamuli olmayan bir toplum olduk..
Bir gün Allah nasip ederde belediye başkanı olursam. Köyler kuracağım. Evet şehirler değil köyler.
İçinde Asfalt ve beton kullanmak yasak olacak.
Buradan seçilecek belediye başkanlarına sesleniyorum.  Şehirlerin doğal yapısını bozmayın.
Küçük köyleri koruma altına alın. Bizler yeşil örtüyü ve tabiatı seviyoruz. CENNET VATANIM TÜRKİYE M...

26 Ocak 2019 Cumartesi

İSMET ÖZBAKKAL;KANATLAR SENİN DEĞİLSE YÜKSELMEK FELAKETİNDİR.

31 MART YEREL SEÇİMLERDE ADAYLAR AÇIKLANDI.  GÜLER MİSİN? AĞLAR MISIN?
 ÖMRÜNDE SİYASET YAPMAMIŞ VE TOPLUMA HİZMETİ OLMAYAN BİR ÇOK ADAYI BELEDİYE BAŞKAN ADAYI OLARAK GÖRÜYORUZ.!!!
KANATLAR SENİN DEĞİLSE YÜKSELMEK FELAKETİNDİR. ACEMİ ADAYLARA DUYURULUR...
Güdümlü olarak falan derneğin ya da birinin adayı diye torpille aday olmuş. Çok iddialı ilçeye adam doktor diye aday edilmiş. Doktorluk kutsal bir meslektir. Sözüm yok insanlara hizmet et tıp dalında. Memleketin ihtiyacı var. Belediyecilik toplumsal hizmet ve teknik bir iş. Ne işin var doktor, aday olmada... Kayseri de üç aday var.  Seçilmiş iki millet vekili var. Tüm illeri de eklersek yazık..
Çıraklığını yapmadığın işin ustalığını yapamazsın.
Adayı ön tarafa yitip arkasında duran insanlar maddi menfaatleri için aday ediyorlar.
Film çekmiyorsun ki, belediyecilik çok fonksiyonlu bir idareciliktir.

BİRDE HER YERDEN ADAY OLMAYA ÇALIŞAN ŞAŞKINLAR VAR
Kendi üyesi olduğu partiden aday olamıyor. Bu vatandaş karşı takımın partisinden aday oluyor.
Gülünç durumlara düşmeyin. Siyaset onurlu duruş ister. Sen partinin ve kendinin misyonunu yaşatmak zorundasın. Kişilik karmaşası yaşama. Bu işler kısmetse oluyor. Kısmet değilse zorlamayla olmuyor. Yazar ne güzel demiş: Yüksek dağların tepesine sürünen yılan da ulaşır,uçarak giden kuşta demiştir.
Beleşten,malakadan arkasında dayısı olan kişiler belediye başkan adayı oluyor.

HAK ETMEDİĞİ YERE GELENLER,MEMLEKETİMİZİ VE İNSANLARIMIZI HÜSRANA UĞRATIRLAR.
Her şeyin ta tepesine çıkmak iyi şeydir,ama tepeler ıssızdır,soğuktur,ebedi karlarla kaplıdır.
Mevkilerini para ile satın alan kimseler,masraflarını geri almak yoluna düşerler.
Makamlar insanlara değil,insanlar makamlara şeref kazandırır.

18 Ocak 2019 Cuma

İSMET ÖZBAKKAL;YEREL SEÇİM Mİ,GENEL SEÇİM Mİ YOKSA GEÇİM Mİ !

YEREL SEÇİMLERE İKİ AY GİBİ KISA BİR ZAMAN KALDI.FAKAT MUHALEFET DAHA ADAYLARINI TAM AÇIKLAYAMADI. İKTİDAR İTTİFAK ADAYLARINI TAM OLGUNLAŞTIRAMADI.
AÇIKLAMALARA BAKINCA BEKA MEVZU,BU SEÇİM ÇOK ÖNEMLİ GİBİ SANKİ GENEL SEÇİM VARMIŞ DA VAR OLMA YOK OLMA DURUMLARIYLA SEÇİM HAVASI BAŞLADI.
BU ARALAR GEÇİMDE ÇOK ZORLAŞTI. PİYASALAR HAREKETSİZ.
Şu tespiti yapmış gibiyim. 31 mart mahalli seçimlerinden 1,5 yıl sonra genel seçim gözüküyor gibi.
Bunun sebebi partili adayların ittifakları tam içine sindirememesi ve parti misyonlarının kayıp,yitik duruma düşmesi. İstemeden gülümseme yapmak,zoraki alkışlamalar yapmak vatandaşların gözünden kaçmıyor.
Emekliler beklediği zammı alamadı. Enflasyon ve artan ana gıda,giyim karşısında hayat şartlarına yenik düştüler.
BU SEFER SEÇİMLERE KATILIM DÜŞÜK OLACAK GİBİ
2016 son yerel seçim tablodo görüldüğü gibi 86,6. Bu katılım oranını yakalamak mümkün gözükmüyor. Sebebi partilerin adayı soğuk,hava soğuk,seçmenler soğuk.

Kampanyalar henüz başlamadı acaba ondan mı?
İktidar yüzde 52 yi alamazsa sorun çıkar. Kim ne derse desin yerel seçim gibi değil genel seçim yani referandum havasıyla sandığa gidilecek gözüküyor.
Ortada muhtar aday adaylarının bolluğu gözüküyor. Bu bolluğun sebepleri geçim zorluğu çeken işsiz,emekli ve evde oturan hanım adaylarının olmasıdır. Biraz daha iyileşen muhtar maaş ve damga parası bir mekan yeri olması aday adaylarının iştahını kabartıyor. Herkes muhtar olurum sanıyor ama yanılıyor. Muhtarlık okumuşluk yazmışlık kültür işidir.
Meclis üyeliği,belediye başkanlıkları seçimleri memleketimize hayırlar getirsin.  1 şubat tarihinden sonra seçim arenası hızlanacak. Suçlamalar,iftiralar arta bilir. Acemi adaylara uyarı: Dersinize iyi çalışın. Artık medya var. Milletin karşısında doğru mesajlar vermek zorundasınız. Hitabet diksiyona kıyafete dikkat edin. Birde en önemli bir eliniz cebinizde resim çekinmeyin. Halkı selamlayın yeter.
İnsanların karşısına çıkmadan ekmek kaç kuruş,askeri ücret ne kadar,emekli yaşı,işsizlik oranı,dış borç,eğitim düzeyimiz,sosyal yaşam,adli durumlara çalışın...PROJELERİNİZLE ÇIKIN.

9 Ocak 2019 Çarşamba

İSMET ÖZBAKKAL;KIŞ SOHBETİ

KIŞ İYİ BASTIRDI.
BEREKETİYLE BİRLİKTE GELEN KAR YAĞIŞININ ZORLUKLARI VE SOĞUĞU DA YANINDA GETİRDİ.
Ulaşım zorlaştı.Fakir fukara için kış masraf demek.Ama dağlar karını kışın alır.Baharla birlikte eriyen karlar dereleri,gölleri,barajları doldurur.Allah karı eksik etmesin.
Kayseri de kış bir başka olur.Hele Erciyes dağın da kar yoğunluğu dahada çok olur.Yeni yapılan kayak pistleri ve mekanlar çok kolay olan ulaşım kalitesiyle iyi tatil ve piknik yapma yeri.

Kayseri de ve ülkemizin bir çok yerinde kışa özgü yiyecek içecek,giyim kuşamları vardır.
Yöresel bağ üzüm pekmezini tahinle karıştırıp yemek bir numara beslenmedir.Yazdan kurutulan bağ mamulleri siyah üzüm,kaysı,pestil,tut,üzüm kurusu,armut ve elma kurusunu kış gecelerinde cerez diye yeriz. Birde kış yemeği arapaşı çorbası akşamları eş dostla da yenir.
MANTI BAHANE DOSTLUK ŞAHANE deriz.Mantı ve çeşitleri yağ mantısı,puro mantısı,börek aşı gibi hamur işleri vardır.En meşhuru kıymalı yağlama.Kayseri katmeri de çok meşhurdur. Sucuk pastırmayı da yersen hiç üşümezsin.

Giyecekler eskiden çok özeldi.Çorap,bere yani papak,içlik özel yünden örülür giyilirdi.

Günümüzde bağcılık azaldı.Hazıra dönük olduğundan bir çok adetler degişti.Kışda eskiye nispeten hafif geçiyor. Dedelerimiz ve biz çocukluğumuzda kuyruk yağı yerdik.Koyunun kuyruğu eritilir kalan hakırdağı da soğanla karıştırılıp pide yapılırdı.Kalori değerleri çok yüksekti.Şimdi yapılmıyor.Genelde zeytin yağı yeniyor.

ŞÖYLE BİR YARENLİK YAPARSAK; Rahmetli babam Ahmet usta beni alır Erciyes eteklerinde bulunan Kerğah bağımıza giderdik.Kar kış içinde kuyuya kar atardık.İki çeşit kuyumuz vardı.Kar koyduğumuz kuyu derindi ve ortasında büyük yalakası vardı.Karı kuyunun içine basardık hatta bir iki seferde ben içine iple indim karı çiğnedim.Yazın ortasında buz gibi kar suyunu aşırmay la çekip içerdik. O yılar da elektrik olmadığından buz dolabı yoktu.Dağın bitişiğinde olan bağımız dağ gögsündeydi. Dağın dibinde soğukluk dediğimiz inimiz vardı.Her türlü yiyecek içeceği tüm komşuların da yiyeceği bizde dururdu.Bize buzluklu ev derlerdi niyette.
RAHMETLİ MEHMET DEDEM;KIZ ALIRSAN BAĞ GÖGSÜN DEN,BAĞ ALIRSAN DAĞ GÖGSÜN DEN ALIN DERMİŞ.
400 Yıllık bağımız şehir merkezine 7 km olup atla,merkeple rahat gidip gelinirmiş.
Dağda bulunan yelkovan toplanıp ateş yakmada kullanılırdı.Dağdan ağacı vardı.Çok sağlam olurdu kuş lastiğini ondan yapardık.Yani sapanı.Nohut büyüklüğünde olan meyvesi kahverengi olunca yerdik. Badem ağaçlarımız çoktu.İğde ağacıda mevcuttu.Kuş burnu ve muşmulla yetişirdi.10 15 yıl öncesine kadar pekmezi kendimiz yapardık. Salçayı ve turşuyu kendimiz yapardık.Kurutmalık biber,patlıcan,nane yapar salamura bağ üzüm yaprağı konur. Reçeller yapılırdı.Halen bizim evde adetler devam ediyor;Çok şükür..
TABİ VE DOĞAL GIDALARLA BESLENİR.KOMŞULARLA OLAN OLMAYANLA DEĞİŞİR YARDIMLAŞIRDIK. Bağ komşuluğu ve arkadaşlığı da ayrı bir dostluktu.




1 Ocak 2019 Salı

İSMET ÖZBAKKAL: "İYİ İNSAN, İYİ VATANDAŞ, ONURLU VE SORUMLU İNSAN" OLARAK NERELERDEYİZ?..

EY VATANDAŞ, 
SEN BU HAYATTA HER ŞEY DEN SORUMLUSUN;
LÜTFEN!..
GÖREVİNİ YERİNE GETİR VE DUYARLI OL!!!...


2019 YILI GELDİ...,
VATANIMIZA, MİLLETİMİZE, ÜLKEMİZ VE İNSANLARIMIZA HAYIRLAR GETİRSİN;

Rabbimiz verdiği nimetlere hakkıyla şükreden ve O'na yakın olan ihlâslı kullardan olmamızı nasip eylesin. Günümüzde insanların çevresine ve olaylara karşı duyarsız, ilgisiz, alakasız olduğunu hayretle ve üzüntüyle görüyoruz. Oysa, etrafında dönen siyasi, ekonomik, sosyal, toplumsal yaşam, ahlak, adet, örf, gelenek, görgü-görenek ve özellikle saygının kaybolması, hırsızlık, yalan, talan, yolsuzluk ve suiistimaller de seni ilgilendiriyor.
Parkta oturan emekli vatandaş bak kuşlar yem istiyor evden kuru ekmek getir ver.
Sokakta edepsizlik yapanları, amir, memur, vatandaş, kim olursa olsun kötülere aman verme. Elinde telefon var, aç ilgili ve sorumluları ihbar et.
Eski insanlar ayıp ayıp derlerdi. Allah tan korkmuyor musun? derlerdi. Günümüz yurttaşları gibi "bana ne" demez, kesinlikle başlarını çevirip geçmezlerdi...
Güvenlik güçleri evet görevini iyi yapacaklardır.Ama herkesin başına görevli dikemezsin.
HERKES KENDİ VATANDAŞLIK GÖREVLERİNİ BİLMELİDİR
Mis gibi hazırlanmış parkta otur ay çekirdeğini al çitle, kabuğunu yere yere at. Üstelik "utanmadan" yere tükür. Çöplere değil, sokak ortasına izmarit at, durakta sıra bekleme, kimseye selam verme,. 
Ne olacak bu ülkenin hali, pür melal sorunları?
Eskiden büyük şehirlerde çok kültürlü bürokratlar vardı. 
Otobüse binsen, gençler hemen yaşlıya, hamileye yer verirlerdi.
TOPLUMSAL VE KÜLTÜREL DÜZENİ BOZANLARI DA YENİ GELEN MÜLTECİLERDE GÖÇMENLERDE GÖRÜYORUM...
Göçmenler ülkeyi adeta 50 yıl geriye götürdüler. Varoş yaşamını geri getirdiler. Örnek olarak Kayseri Sahabiye mahallesinde şöyle bir dolaşın. Merdiven altı gıdalar, eski eşya satıcıları, her köşe başında duvarda oturan gençler, yediğini içtiğini yere atanlar. Etrafındaki dükkanların çoğu göçmen dükkanları ve eski plastik ucuz giyimlerle yaşamaya ve tutunmaya çalışıyorlar. Tabii alabildiğine huzursuzluk, geçimsizlik, gerilim ve kavga-dövüş mevcut.
HERKESİ GÖREVE ÇAĞIRIYORUM;SEN DE SORUMLUSUN! HER ŞEY DEN;GÖREVİNİ YAP. BİR İŞİN, SORUNUN BİR UCUNDA TUT VATANDAŞ..
Anne babalara, gençlere, onurlu-sorumlu ve güçlülere çok önemli görevler düşüyor.
Açların karnı doyacak, açıklar giydirilecek, yoksulların ocağı tütecek. Erbab-ı Fazilet galip gelecek, adaletle hâkim ve hükümran olacak. Yalancı-talancı, bu ülkede barınamayacak.
Bir makama seçilmeyecek.
ÜZERİNE DÜŞEN GÖREVLERİ YAP; YAP Kİ, GÖNLÜN HUZURLA DOLSUN.. BİL Kİ: "ŞEREFLE BİTİRİLMESİ GEREKEN EN AĞIR VAZİFE BİZZATİHİ HAYATTIR..."