KAYSERİ GÜNDEMhttp://www.kayserigundem.com/gundem/terore-lanet-yagdi-h21211.html
1979-1980 Cumhuriyetçi Güven Partisi (CGP) Gençlik Kolları Başkanı. 1993-1994 Doğru Yol Partisi (DYP) Gençlik Kolları Başkanı. Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi. 1995-1996 İlçe Başkanı. 1997-1998 Demokrat Türkiye Partisi (DTP) İL Başkanı. 2012-2018 Demokrat Parti (DP) Kayseri İl Başkanı. Siyaset Bilimci. Yazar. Yakın Dövüş Ustası. Parti ve Dernek Kurucusu. Müteahhit ve Gayrimenkul Sektörü Yatırım Danışmanı. Kaizen Uzmanı.
5 Ocak 2017 Perşembe
“Siz vurdukça dirilen bir milletiz” Demokrat Parti Kayseri İl Başkanı İsmet Özbakkal;
KAYSERİ GÜNDEMhttp://www.kayserigundem.com/gundem/terore-lanet-yagdi-h21211.html
3 Ocak 2017 Salı
DEMOKRAT PARTİNİN 71.kuruluş yılı kutlu olsun.Kayseri il başkanı İsmet Özbakkal.
DEMOKRAT PARTİYİ KURANLARI SEVGİ SAYGIYLA VE RAHMETLE ANIYORUZ.
Demokrat Parti, 7 Ocak 1946'da kurulan, kurulduğu yıl yapılan seçimlerde azınlıkta kalıp, dört yıl sonra yapılan seçimlerde (14 Mayıs 1950'de) 27 yıllık tek parti dönemini sona erdiren, Türkiye Cumhuriyeti'nde çok partili seçimle iktidarı kazanan ikinci Türk siyasi partisidir. Sırasıyla 1950, 1954 ve 1957 seçimlerini kazanmış ve on yıl boyunca (1950-1960) iktidar olmuştur. Demokrat Parti, 27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi ile iktidardan düşürülmüş ve 29 Eylül 1960'ta kapatılmıştır. Demokrat Partinin kısa adı "DP"dir.
Savaşın özellikle ekonomiyi kötü yönde etkilemesi, büyük kentlerde karaborsacılığın ortaya çıkması, sermayenin belirli ellerde toplanmasını kolaylaştırdı ve bu, bir Kent Burjuvazisi oluşturdu. Kırsalda, genç nüfusun silah altına alınması küçük ve orta büyüklükteki çiftçinin üretimini düşürdü. Büyük toprak sahipleri arzı kendileri kontrol etmeye başladı. Artan talep karşısında arzdaki daralma enflasyonu ve hayat pahalılığını arttırdı. İktidarın önlem olarak düşündüğü çözümlerden ilki Varlık Vergisi oldu. Devlet tarafından salınan ağır vergileri ödeyemeyen bütün işadamları Aşkale'ye gönderilerek orada taş kırmak gibi işlerde amele olarak kullanıldı. Keyfi uygulamalara sebep olan bu vergi kent burjuvazisini iktidara cephe almaya itti. Diğer önlem ise Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu idi. Bu kanunla büyük toprak sahiplerinin toprakları bölünerek, küçük çiftçiye destek sağlamak hedefleniyordu. Ancak bu, devletin Türkiye'deki bütün arazilerin zaten %70'ten fazlasına sahip olduğunu bilen toprak sahiplerini muhalefet saflarına kanalize etti. İsmet İnönü'nün devletçilik uygulamaları sonucu oluşan ekonomik darboğaz zaten toplumu da aynı yöne iletmiş durumdaydı.[3]
İktidar Dönemi (1950-1960)
Demokrat Parti, 7 Ocak 1946'da kurulan, kurulduğu yıl yapılan seçimlerde azınlıkta kalıp, dört yıl sonra yapılan seçimlerde (14 Mayıs 1950'de) 27 yıllık tek parti dönemini sona erdiren, Türkiye Cumhuriyeti'nde çok partili seçimle iktidarı kazanan ikinci Türk siyasi partisidir. Sırasıyla 1950, 1954 ve 1957 seçimlerini kazanmış ve on yıl boyunca (1950-1960) iktidar olmuştur. Demokrat Parti, 27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi ile iktidardan düşürülmüş ve 29 Eylül 1960'ta kapatılmıştır. Demokrat Partinin kısa adı "DP"dir.
Demokrat Parti'nin kuruluşu[değiştir | kaynağı değiştir]
1929 bunalımı ve II. Dünya Savaşı arası geçen yıllarda, dünyada Faşizm ve otoriter yönetimler güçlenmekteydi. 1924 ve 1930'da iki defa çok partili demokratik yaşama geçmeyi deneyen Türkiye, bunda başarısız olunca, özellikle 1930'dan sonra iktidarı elinde bulunduran Cumhuriyet Halk Partisi devlet ile özdeşleşmeye başladı.[1] Parti ilkeleri (1937), anayasaya girince de bu süreç doruk noktaya ulaştı. CHP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Atatürk 1938'de hayatını kaybedince yerine seçilen İsmet İnönü, II. Dünya Savaşı başlayınca (1939), eski devrin küskünlerini de etrafında toplayarak ülkede, savaş günlerinin yıkıcılığı sırasında bir çokbaşlılığın oluşmasına engel oldu. İnönü'nün bunda başarılı olduğunu söylemek yanlış olmaz.[2]
Savaşın özellikle ekonomiyi kötü yönde etkilemesi, büyük kentlerde karaborsacılığın ortaya çıkması, sermayenin belirli ellerde toplanmasını kolaylaştırdı ve bu, bir Kent Burjuvazisi oluşturdu. Kırsalda, genç nüfusun silah altına alınması küçük ve orta büyüklükteki çiftçinin üretimini düşürdü. Büyük toprak sahipleri arzı kendileri kontrol etmeye başladı. Artan talep karşısında arzdaki daralma enflasyonu ve hayat pahalılığını arttırdı. İktidarın önlem olarak düşündüğü çözümlerden ilki Varlık Vergisi oldu. Devlet tarafından salınan ağır vergileri ödeyemeyen bütün işadamları Aşkale'ye gönderilerek orada taş kırmak gibi işlerde amele olarak kullanıldı. Keyfi uygulamalara sebep olan bu vergi kent burjuvazisini iktidara cephe almaya itti. Diğer önlem ise Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu idi. Bu kanunla büyük toprak sahiplerinin toprakları bölünerek, küçük çiftçiye destek sağlamak hedefleniyordu. Ancak bu, devletin Türkiye'deki bütün arazilerin zaten %70'ten fazlasına sahip olduğunu bilen toprak sahiplerini muhalefet saflarına kanalize etti. İsmet İnönü'nün devletçilik uygulamaları sonucu oluşan ekonomik darboğaz zaten toplumu da aynı yöne iletmiş durumdaydı.[3]
II. Dünya Savaşı 1945 de demokrasilerin zaferi ile son bulduğunda Türkiye bu durumda idi. Aynı zamanda savaşın sonlarına doğru ülkede özellikle basın ve aydın çevrelerde, demokrasi arzusu artık yüksek sesle dillendirilir olmuştu. Bir yandan da 2. Dünya Savaşının galiplerinden olan Sovyetler Birliği'nin lideri Stalin, Türkiye'den Kars, Ardahan ve Artvin'i istiyordu. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne karşı Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık'a yaklaşan Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, 19 Mayıs 1945 günü yaptığı konuşmada bu arzuya yeşil ışık yaktı. Zaten TBMM içinde muhalefet, 1945 bütçe görüşmelerinde su yüzüne çıkmıştı. Mustafa Kemal Atatürk'ün son başbakanı Celâl Bayar, Adnan Menderes, Feridun Fikri Düşünsel, Yusuf Hikmet Bayur, Emin Sazak bütçeye red oyu verdiler. Asıl kırılma Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu görüşülürken ortaya çıktı. Tasarının 17. ve 21. maddeleri tartışılırken Celâl Bayar, Adnan Menderes, Refik Koraltan ve Emin Sazak sert eleştiriler dile getirdiler. Bu yasanın görüşüldüğü günlerde Celâl Bayar, Adnan Menderes, Fuad Köprülü ve Refik Koraltan, CHP Grubu'na Dörtlü Takrir adlı bir önerge verdiler. Önerge ülke ve parti yönetiminde özgürlükçü bir anlayış içeren düzenlemeler yapılmasını öngörüyordu. Ancak Dörtlü Takrir reddedildi (12 Haziran 1945). Bunun üzerine, Menderes ve Köprülü o günkü Vatan Gazetesi'nde Cumhuriyet Halk Partisi iktidarına karşı o güne değin örneğine rastlanmayan sertlikte yazılar yazmaya başladılar. Sonuç olarak Menderes, Koraltan ve Köprülü partiden ihraç edildiler (Eylül 1945). Aynı gruptan olan Celâl Bayar ise önce milletvekilliğinden sonra da CHP'den istifa ettti. Celâl Bayar, 1 Aralık 1945'te parti kuracaklarını açıkladı. İnönü tarafından Çankaya Köşkü'ne çağrılan Bayar, cumhurbaşkanından gerekli desteği aldıktan sonra [4] 7 Ocak 1946 günü Demokrat Parti (DP) kuruldu.
Muhalefet Dönemi (1946-1950)
İktidar Dönemi (1950-1960)
30 Aralık 2016 Cuma
Milletçe soğukkanlılığımızı muhafaza ederek ve birbirimizle daha fazla kenetlenerek bu kirli oyunlara asla geçit vermeyeceğiz.
Milletçe soğukkanlılığımızı muhafaza ederek ve birbirimizle daha fazla kenetlenerek bu kirli oyunlara asla geçit vermeyeceğiz.
Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara şifa diliyorum.Birlik olmak zamanıdır terörün her türlüsüne lanet olsun..
Türkiye’nin yıllarını mahveden, ocaklara ateş düşüren terör konusunda o kadar çok söz söylendi ki ‘Söylenmeye söz kaldı mı?’ noktasına yaklaştık. Kimi siyasetçiler “Sabrımız taşıyor,” kimileri de “Bıçak kemiğe dayandı” demek suretiyle durumu özetlemeye çalıştı.
Bu değerlendirmeleri yapanlar bir yönüyle haklı, ama asıl ‘tuzak’ da bu noktada değil mi? “Söz bitti” ise sonrasında ne konuşulacak? “Söz”ün bittiği yerde “gül” mü biter? Aksine, “söz”ün bittiği yerde; cemiyetin bünyesinde daha derin yaralar açan başka “vasıta”lar konuşur ki, belki de terörün asıl istediği de budur. Demokrat parti Kayseri il başkanı ismet özbakkal basın cemiyetinde ziyarette konuştu.
Bu değerlendirmeleri yapanlar bir yönüyle haklı, ama asıl ‘tuzak’ da bu noktada değil mi? “Söz bitti” ise sonrasında ne konuşulacak? “Söz”ün bittiği yerde “gül” mü biter? Aksine, “söz”ün bittiği yerde; cemiyetin bünyesinde daha derin yaralar açan başka “vasıta”lar konuşur ki, belki de terörün asıl istediği de budur. Demokrat parti Kayseri il başkanı ismet özbakkal basın cemiyetinde ziyarette konuştu.
27 Aralık 2016 Salı
Demokrat Parti Kayseri İl Başkanı İsmet Özbakkal, "Bağımsız olmayan vatan zindan haline gelir" dedi.
Demokrat Parti Kayseri İl Başkanı İsmet Özbakkal, 'Bağımsız olmayan vatan zindan haline gelir' dedi.
Demokrat Parti Kayseri İl Başkanı İsmet Özbakkal, "Bağımsız olmayan vatan zindan haline gelir" dedi.Özbakkal, "Ülkemiz üzerinde oynanan oyunların hayra çevrilmesini dileriz. Bu vatan,toprağın kara bağrında sıra dağlar gibi duranlarındır. Bir tarih boyunca onun uğrunda tarihe kendini verenlerindir. Bir milletin gücü ne tankıdır ne topu. Bir milletin asıl gücü imanlı ve şuurlu evlatlarıdır. Şehit, Allah rızası için; din, vatan, millet uğruna canını veren Müslüman kişiye denir. Şehitlik, İslam dininde peygamberlikten sonra gelen en yücemertebedir. Bizim milletimizde bu mertebeye ulaşmak, vatanı ve milleti için canını vermek şereflerin en büyüğüdür. Bu dünyada bizim için en kıymetli varlıklardan biri de vatandır. Bu nedenle biz vatanımızı çok severiz. Bu duygu tarih boyunca böyle olmuştur, bundan sonra da böyle olacaktır. Vatanımız için birbirinden güzel destanlar söylemiş, türküler yakmışızdır. Yeri geldiğinde binlerce şehit vermekten de kaçınmamışızdır. Atalarımız bu toprakları Müslüman toprağı yapmak, buradaki insanlara İslam dinini anlatmak için yüzyıllarca uğraştılar. Vatan olmazsa millet de olmaz devlet de. Bağımsız olmayan bir vatan,orada yaşayanlar için zindan haline gelir. Vatan sevgisi kavramı kuru bir lâftan ibaret değildir. O sevgiyi gönlümüzün derinliklerinde duyar ve hissederiz. Söz açılınca hemen coşarız, ona kötü söz söylenmesine tahammül edemeyiz. Biz vatansever bir milletiz. Düşmanlarımız bizim zor durumda kaldığımızda vatanımız için neler yaptığımızı çok iyi bilirler" ifadelerini kullandı.
Özbakkal ayrıca, "Vatanını seven kişiler gerekirse mallarını ve canlarını fedâ etmekten çekinmezler. Bizler, bu güzel vatan için canlarıyla ve kanlarıyla nice destanlar yazan bir milletin evlâdıyız. Vatana olan sevgimizi ancak onun uğrunda yapacağımız çalışmalarla ispatlayabiliriz. Yaşı,cinsi, görevi ne olursa olsun, herkesin bu güzel vatan için yapması gereken işler vardır. Vatanı korumak hem milli hem de dini bir görevdir. Bu vatan için kanını ve canını veren aziz şehitlerimizi bir kere daha saygıyla anıyoruz. Ölümün üzerine gözlerini kırpmadan giden, kanlarıyla bayrağımıza al rengini veren bu insanlar, geride bize bu cennet vatanı bıraktılar. Ruhları şÃ´d, mekanları cennet olsun. Bugün güvenlik güçlerimiz Suriye'de PYD ve DEAŞ'la, ülke içinde PKK, DEAŞ, FETÖ, DHKP-C gibi terör örgütleriyle yoğun bir mücadele içindedir. Bu mücadelede milletimizin, güvenlik güçlerimize, hükûmetimize, devletimize desteğinin tamdır. Türkiye'nin mücadelesi tek bir alanla sınırlı değildir. Terörden darbe girişimine, ekonomik provokasyonlardan diplomatik suikastlara kadar her yol deneniyor.Allah güvenlik güçlerimizin, milletimizin yar ve yardımcısı olsun" diye konuştu.
17 Aralık 2016 Cumartesi
Kayseri de askerlerimize yapılan menfur saldırıyı sonucu hayatını kaybeden şehitlerimize rahmet,yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.DP il başkanı ismet özbakkal.
Kayseri dimdik ayakta kan vermek isteyenler hastanede, can vermek isteyenler meydanlarda, dua etmek isteyenler ev ve camilerde, ey kahpeler ne yaparsanız yapın boş hayal peşindesiniz, Allah bu patlamayı yapanları, yaptıranları kahretsin..
ismet Özbakkal,.bakan Süleyman Soylu,.mv.Mustafa Elitaş.
ismet Özbakkal,.bakan Süleyman Soylu,.mv.Mustafa Elitaş.
BUGÜN GİDİP RUHLARI İÇİN DUA ETTİK VE DURAĞIN ADINI KOYDUK: ŞEHİT KOMANDOLAR DURAĞI.
Şehrimizde sabah saatlerinde askerlerimizi çarşı izni için şehir merkezine taşıyan otobüse vatan haini alçakların düzenlediği bombalı saldırıda şehit olan 14 kınalı kuzumuzdan 7'sini düzenlenen tören sonrasında memleketlerine uğurladık.Bugün Kayseri acıların en büyüğünü yaşadı.Milletimize bu büyük acıyı yaşatan alçak şerefsizler şunu birkez daha tek yürek olarak haykırıyoruz "BAŞARAMAYACAKSINIZ"Bu ülkeyi bölmeye hiçbirinizin gücü ve yüreği yetmeyecek.Gün birlik olma günüdür.Ayrışma değil,birleşme günüdür.Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum.Ailelerine başsağlığı ve sabır diliyorum. Yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.Milletimizin başı sağolsun.
12 Aralık 2016 Pazartesi
DP KAYSERİ İL BAŞKANI İSMET ÖZBAKKAL (11 Aralık 2016 - Pazar, TV 1 Ana Haber Bülteni): "İstanbul'da Meydana Gelen Menfur Saldırı ve Patlamalar Konusunda Kınama Mesajı Yayınladı"
Demokrat Parti Kayseri İl Başkanı İsmet Özbakkal, İstanbul'da meydana gelen menfur saldırı, alçakça katliam; Anarşi, terör ve tedhiş saldırılarını şiddetle kınadı.
Demokrat Parti Kayseri İl Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Özbakkal, basına yaptığı açıklamasında, ihanet şebekeleri ve vatan hainlerin yine kriz, kargaşa ve kaos peşinde koştuklarını belirterek, "İstanbul'da Terörün en çirkin, acımasız, alçak ve vandal (vahşi) haline, kirli yüzüne şahit olduk. Şehitlerimize Allah'dan rahmet; Başta Şehit yakınları, dost ve arkadaşları, sevenleri olmak üzere, Aziz Milletimize sabırlar ve baş sağlığı diliyoruz. Mekanları cennet olsun, nur, huzur ve ışıklar içinde yatsınlar" dedi. Özbakkal, "Kanları yerde kalmayacak. Siz vurdukça dirilen bir milletiz biz. Kandil gecesi vuslata ereriz biz. Evliyalara, Enbiyalara dostuz biz. Hainlerin alçakça sonunu daha görmediniz siz. Böyle bir mübarek günde Türk milletine acıları yaşatanları nefretle kınıyorum." ifadesinde bulundu. - KAYSERİ***
İstanbul'dameydana gelen hain, alçak ve menfur saldırıda şehit düşen Kayserili Polis memurları Yasin İke ve Osman Börklüoğlu için; İlimiz Merkez Hunat Camiî Şerifinde düzenlenen ve on binlerce Kayserili'nin katıldığı "şehitlerin ebedi istirahatgâhlarına uğurlama defin törenine", Demokrat parti Kayseri İl Başkanı İsmet ÖZBAKKAL katıldı.
15 Kasım 2016 Salı
Demokrat Parti Kayseri İl Başkanı İsmet Özbakkal: - "Safları Sıklaştıralım, Zor Günler Geçiriyoruz"
Demokrat Parti Kayseri İl Başkanı İsmet Özbakkal:
- "Safları Sıklaştıralım, Zor Günler Geçiriyoruz"
KAYSERİ (İHA) - Demokrat Parti Kayseri İl Başkanı İsmet Özbakkal, yaşanan olayları değerlendirerek, "Safları sıklaştıralım, zor günler geçiriyoruz" dedi.
"Biz milletiz, Türkiye'yi darbeye, teröre yedirtmeyiz" diyen Demokrat Parti Kayseri İl Başkanı İsmet Özbakkal, "Seçilmiş olmak suç işleme özgürlüğü vermez. Siyaseti kalkan olarak teröre karşı kullanılamaz. Hiçbir siyasetçi konumunu kullanarak teröre kalkan olamaz. Terör faaliyetinin içine giremez. Bunu hiçbir demokratik ülke kabul etmez. Şehirlerde hendek kazmak, dağdakilere para yetiştirmek değil. Eğer işinizi düzgün yapmazsanız Türkiye bir hukuk devleti yanlış yapan hesabını sonuna kadar veri" dedi.
Özbakkal, "Milletin vekaletini alanlar millete hizmet edip meclise gidecekler. Ben gitmiyorum meclise dediğiniz zaman millete saygısızlık, hakaret yapmış olursunuz. Millette size seçimlerde gereğini yapar. Siz milli iradeyi tanımazsanız millet de sizi tanımaz." diyerek açıklamasını şu şekilde sürdürdü: "İnsanları sokağa, eyleme çağırdılar. Bundan ne pişmanlık duydular ne de terörü lanetlediler. Şimdi de şikayet ediyorlar. Bu ülkeyi yıllardır hizmetsiz bırakıp, yatırım için gönderilen paraları teröre aktıranlar, hendekler kazanlar mahkeme soruşturmaya çağırınca da, mahkemeye, adalete meydan okuyup 'gelmeyiz' dediler. Bu ülkenin her vatandaşı mahkeme çağırınca gidip ifade veriyor siz niye gitmiyorsunuz. Siz gidenlerden ne ayrıcalığınız var. Üzerinde yaşadığı toprakların kıymetini bilmeyen nankörlere mutlaka ALLAH cezasını verir.
ülkeyi düşmanlara teslim etmek isteyen hainlerin uzantıları bugünlere de mi geldi acaba diye insan düşünüyor! Türk milletini köle yapmaya çalışan bu zihniyetin uzantılarını 2016 yılında da görüyor gibiyiz. Anadolu zararlı haşereleri elbette temizleyecekti. Zararlı haşere Osmanlıyı yıkan içindeki hainlerdi. Anadolu'nun kahraman yiğitleri bu zararlı haşereleri temizlediler ve yepyeni bir Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurdular. Bugünde Türkiye Cumhuriyeti Devletini yıkmak, parçalamak isteyen haşereler de elbet temizleneceklerdir. Bunu kimse unutmasın.
VATANA İHANETİN BEDELİ MUTLAKA ÖDENİR. Milletimizin çektiği sıkıntıların çok olduğu bu vakitte Rabbimiz askerde vatani görevini yapmakta olan, polislik mesleğini yerine getirerek vatanın birliğini ve bütünlüğünü koruyan tüm Müslüman kardeşlerimizin yardımcısı olsun." 13 Kasım 2016 Pazar, 16:34 (AÖ-Y) 13.11.2016 16:36:18 TSI-NNNN
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





