12 Ocak 2018 Cuma

İSMET ÖZBAKKAL,ŞİMDİ DEĞİŞİM ZAMANI...

ŞİMDİ DEĞİŞİM ZAMANI...
Önümüzde 2019 da seçimler gözüküyor.Hem yerel hemde başkanlık seçimi yani yüzde 51 alan parti seçimi kazanacak.
Evet kendini yenileyen yeni teşkilatlar kuran ve seçmenin karşısına yeni yüzlerle çıkan partiler başarılı olacak.
Yerinde sayan hala ittifakın peşine düşen sadece başkanını mebus yapmaya çalışan partiler avucunu yalayacak.
Milletin içerisinde günlerdir dolanıyor ve soruyorum.Seçimleri kim kazanır diye. Aldığım cevaplara göre değişim yapan sağ parti ittifakı rahatlıkla genel seçimi kazanacak.
Yerel seçimlerde vatandaş değişik yüzler görmek istiyor.
Terör konusunda başarılı olan özellikle iç işleri bakanlığının yaptığı etkin çalışmalar,uyuşturucuyla mücadele ve asayiş konuları milletimizin nezdinde taktirle karşılanmaktadır.
Yerinde duran ve pasif bakanı artık vatandaş istemiyor.
Artık bilinçli bir seçmen kitlesi var.Medyayı yakından takip ediyor. Ne yapacağına yani kime oy vereceğine önceden karar veriyor.
Evet değişim zamanı yepyeni yüzlerle meydana çıkan tecrübeli partiler daha şanslı.
Yerel seçimlerde çekişmeli olacak.Ama başkanlık seçimi açık arayla kazanılacak.
Yeni kurulan partilerinin şansının ne olacağı belli olmaz.

Bir tecrübemi anlatacağım.Genel seçimler bittikten sonra il başkanlığı makamımda otururken ziyaretime gelen çok sayıda partililere şu soruyu sordum.
oy kullandın mı? Evet diyordu.Seçmen listesinde kaç parti adı vardı?Adayların adını biliyor muydu?
Yüzde doksanı bu soruyu cevaplayamadı.Yani kaç parti seçime girdi. Amblemleri neler adayları kim bilmiyordu.Hatta kendi kullandığı partinin adaylarının adını dahi sayamıyordu.Yerel seçimde dahi.
Cumhur başkanlığı seçimi ayrı yapılmasına rağmen.Millet vekili genel seçimlerinde Tayyibe verdim diyordu.(Recep Tayyip Erdoğan )
Evet reklamı olmayan denenmiş olmayan liderlerin sansı az.
Bu siyasi yorumlarda maşallah vatandaşlarımız çok meraklı.Hemen hemen her konuda yorum yapıyorlar ama eksikleri olan vatandaşla az temas edip sokağın nabzını bilmiyorlar.
2109 Yerel ve Genel seçimleri ülkemize huzur ve başarı getirir inşallah.
Önemli olan seçilecek kişilerin kalitesi ve TÜRKİYE SEVDALISI OLMASI.
Milletimizin iradesinin TBMM de temsil edilmesi.

9 Ocak 2018 Salı

İSMET ÖZBAKKAL,MİSYON SAHİBİ OLMAK Sizinde bir misyonunuz var mı?

MİSYON SAHİBİ OLMAK Sizinde bir misyonunuz var mı?Bence en iyi misyon yaradılış gayesini bilmektir.
Bir kuruma,partiye,derneğe bağlıysan misyonunu devam ettirebiliyor musun?

Misyonun sözlüklerdeki anlamı “bir şahsa veya gruba verilen özel ve yüksek amaçlı görevdir.” Öyle ki bu görev; amaçta gerçekliği olan, yerine getirilmesi için büyük özveri, yüksek çaba ve devamlılık gerektiren ve aynı zamanda kişinin, grubun, kurumun varlık sebebi olan büyük bir iştir. Bu sebeple ben misyona, kelime karşılığı olarak kısaca “kutsal görev” diyor ve “misyonu olmak” yerine de “misyon yüklenmek” deyimini kullanmayı tercih ediyorum.
Babalar bir gün özel bir yerde toplanmış.Misyonumuzun başına geçecek kişi kim olacak diye mangalın başına oturmuşlar.
Baş baba ve etrafında 8 baba loş ışıkta kızgın mangalın etrafında otururken,baş baba sizlerden kimin daha akıllı ve tecrübeli olduğunu göreceğiz der ve bir deneme yapacağım der elini cebine atar.Pür dikkatli olan diğer babalar mangalın etrafında bağdaş kurmuş baş babanın cebinden çıkaracağı şeyi beklerken baş baba elini cebinden çıkarır ve mangalın üstünde elini açar. Bir avuç mermi.Hepsinin yüzüne sırayla bakar ve koz ateş olan mangala bir avuç mermiyi atar.
Atmasıyla mangalın etrafında bulunan babalar hemen sağa sola yatar ve kaçar.
Çat pat mermiler patlar ama baş baba yerinden hiç kıpırdamaz.
Olayın şoku geçince mangalın etrafına tekrar toplanırlar.Baş baba neden kaçtınız testi hiç biriniz geçemedi der.Çünkü mangalın üzerine atılan mermiler sadece yukarıya patlardı size zarar vermezdi.Bu misyonu henüz devir edemeyeceğim der.
Bu gerçek hikayeden şunu anlaya biliriz.
Misyonları devam ettirecek kişiler davasını iyi bilmeli.Ona göre görev adamı olmalı.
Maalesef günümüzde koskoca partilerin geçmiş liderlerin misyonunun yerlerde süründüğü görülüyor.
Karizma yani benim tanımımla insanları etkileyebilme gücüdür. İnsanları etkileyebilmenin yolu da yaptığınız işe ve planlarınıza inanmanızdır.
Sanatkar olmak için büyük bir sanat duygusu ve sevgisine sahip olmakla beraber, o duygu, sevgi ve becerileri başkalarına ileten, öğreten bir ifade kabiliyetine ve iktidarına sahip olmak gerekir.

8 Ocak 2018 Pazartesi

İSMET ÖZBAKKAL,VİZYON İNSANI OLMAK

VİZYON İNSANI OLMAK
Siyasetçi olan ve bu işi sanat edinmek isteyenlere önce bir önerim var.
Vizyon sahibi olman gerekir.
Benzetme yaparsak kerestenin yontulup iyi kalas haline gelmesi diyebiliriz.
Düşlemek,hayal dünyamızın kumsalında dolaşırken gerçek denizinin sesini duymaktır. Düşlemek gelecekte varmak istediğiniz noktanın zihinsel haritasını çizmektir.
Vizyon insanı aynı zamanda eylem insanıdır.Nereye varmak istediğini bilir.
Sizin vizyonunuz nedir?Gelecekte varmak istediğiniz yerin zihinsel haritasında neler var ve siz geleceğinizi nasıl düşlüyorsunuz?
Lider ve yönetici olmak için iyi bir vizyona sahip olmak gerekiyor.
Günümüzde vizyonu olmayan insanları genel başkan ve başkan olduğunu görüyoruz.
Yaptığı yıllar içerisinde yönettiği kuruma bir şey katamayanlara
bu işi bırakma tavsiyesi ediyorum.
Petek olsa da içini dolduracak olan verimli arıdır.
İşin hakkını veremeyen yöneticiler yönettiği yer için bir felakettir.
Oysa iyi vizyon sahibinde olması gereken üç şey gülümsemeli,sevmeli,hedeflerinden asla vazgeçmemeli.
Gençlere önerim hayata varlık imzanızı atmak istiyorsanız önce vizyon sahibi olmanız gerekir.

Peki vizyon nasıl oluşturulabilir? Sıradan yaşayıp, günü kurtarmak amacında olan kişilerin ilk odağı "vizyon oluşturmak"  değildir. Aksine liderlik yapıp iz bırakan, hayatı belli doğrultular üzerinde planlı bi şekilde yürüten, hayatın kendisini değil; kendisi hayatı değiştirebilecek hamleler yapabilen ve değişimlere açık, başarıyı kovalayan kişiler "vizyon oluşturmak" adına ciddi adımlar atabilir.

Hadi kendi vizyonumuzu biraz sorgulayalım.
Beş yıl sonra bir bahar sabahı güne başladığımda nasıl bir güne başlarsam mutlu olacağım?
O gün nasıl bir evde uyanmalıyım?
Nasıl bir işe gitmeliyim?
Evim, ailem, işim, bütün detayları ile bir günüm nasıl geçerse ben kendimi mutlu ve başarılı hissedeceğim?
Bu soruların cevapları ne kadar belirli ise, gelecek ile ilgili çizdiğiniz tablo ne kadar netse bunları yaşama ihtimaliniz o kadar yüksek olacaktır. Tablodaki belirsizlikler ne kadar fazla ise ifade ettiğiniz şey bir vizyon değil, bir hayal olacak. Böylece ne beş yıl sonra ne de on yıl sonra istediklerinizin gerçekleşmesi size bağlı olmayacak. Sizin geleceğiniz sizin dışınızda farklı değişkenlere bağlı olacağı için büyük bir ihtimalle ‘Kader Kurbanı’ sınıfında başkalarının çizdiği bir yaşantıyı sürüyor olacaksınız.
Vizyon konusunu anlattığım birçok eğitimimde karşılaştığım ilk sorular şunlar oluyor.Bu kadar belirsizliğin olduğu bir ülkede ben geleceğimi nasıl belirleyebilirim? Krizler, ekonomik şartlar benim gelecekte olmak istediğim yere gelmemde bana engel olmayacak mı? Bu sorular aslında “benim geleceğim bana değil benim dışımdaki başka şeylere bağlı anlayışının”, “kaderci yaklaşımın” yansıması olan sorular.
Vizyon sahibi olmak ise gelecek ile ilgili net bir tabloya sahip olmak demektir. Biz nasıl bir gelecek istediğimizi düşündüğümüz andan itibaren, algıda seçicilik başlar. Düşündüğümüz geleceğe ulaşmak için gereken kaynaklar algıda seçicilik ile harekete geçer ve bizi düşündüğümüz, istediğimiz geleceğe doğru yöneltir. Hamileler hamileleri görür.
Algıda seçicilik, gelecek ile ilgili net tablolara sahip olduğumuzda bize istediğimiz geleceğe ulaşma, kaynakları görme ve değerlendirme konusunda fırsatlar sunacaktır. Bir vizyonumuz yoksa, fırsatlar ve kaynaklar biz onları fark etmeden geçip gidecektir.

31 Aralık 2017 Pazar

İSMET ÖZBAKKAL,YILBAŞINDA KAYSERİ ŞEHİT KOMANDO DURAĞINDA SAYGI NÖBETTİNDEYDİM.

Şehitlerimiz yalnız değilsiniz nurlar içinde yatın.15 mehmetciğimiz kahpe pusuyla bu durakta şehit oldular.31.12.2017.saat 23.11 Eski ve yeni yılda tüm şehitlerimize Allah tan rahmet diliyorum.Milletimizin huzur, barış ve kardeşliğine kasteden, tuzak kuranlara fırsat verme Allah’ım!

Allah’ım! Gencecik bedenlerini vatanlarına siper eden, canlarını din-ü devlet, mülk-ü millet uğrunda feda eden, istiklal ve istikbalimiz uğrunda ruhunu sana armağan eden şehitlerimizin hüznü ile sana yalvarıyoruz. Ellerimizi boş çevirme Allah'ım. Vatan için, millet için, barış için, huzur için, din için, mukaddesat için, hürriyetimiz ve geleceğimiz için can veren bütün şehitlerimizi rahmetinle kucakla Allah'ım. Gelen acı haberlerle yürekleri dağlanan annelere, babalara, eşlere, evlatlara sabr-ı cemil ihsan eyle Allah'ım.
"BAŞARAMAYACAKSINIZ"Bu ülkeyi bölmeye hiçbirinizin gücü ve yüreği yetmeyecek.Gün birlik olma günüdür.

İSMET ÖZBAKKAL, YENİ YILDA MUTLU İNSANLARIN ÜLKESİ TÜRKİYE OLSUN.

YENİ YILDA TÜRKİYE DE OLACAKLAR
Güneşli bir günde Erciyes  kar manzarasıyla uyandım.
Kahvaltımı yaptım tv açtım, haberler son dakikayı veriyordu.
Bu yıl ülkemizde enflasyon düştü a dan z ye hiç bir şeye zam yok.
Maaşlara zam var.
Vergiler tam toplandığından vergi dairesi kapanacak.
Trafik polislerine gerek yok.Kırmızı ışık iptal.
Kaza olmamış.
Şehit gelmemiş.
Üniversiteye her öğrenci girecekmiş.
Orman bakanlığı açıklama yapmış.Ağaç dikecek yer kalmadı.
Adliyeler kütüphane olacakmış.
Avukatlara iş olmadığından görsel sanatlar öğretmenliği hakkı verilecekmiş.
Hapishanelerde çiçek yetişecekmiş.
Ülkede tatil yapmayan kalmayacakmış.
Kamu kamplarına kimsesizler yerleşecekmiş.
Trafik sigortası iptal olmuş.Kaza olmadığından.
Hoca cuma hutbesinde açıklama yapmış bu cuma para toplamayacağız.İhtiyaç yokmuş.
Ülkemizde et üretimi çok olduğundan ihracat olacakmış.
Hükumet karar almış.25 yaşına gelene gel sana aş iş yoksa ev evlilik diyecekmiş.
Ülkede şiddet kalkmış.
Esnaflar birliği işler iyi demiş.
Emekli ve memurlar maaşlara zam yapmaya gerek yok demiş.
Fabrikatörler karar almış.Olmayan illerde fabrika açacakmış.
Teröristler işçi bulma kurumuna müracaat edebilecekmiş.
Belediye temizlik şirketi kapanıyormuş.Herkes kendi evinin önünü süpürdüğünden.
İNŞALLAH...MAŞALLAH...NEDEN OLMAZIN...?

29 Aralık 2017 Cuma

İSMET ÖZBAKKAL,TOPLUMUN EFENDİSİ HİZMET EDENİDİR

TOPLUMA HİZMET ETMEK İBADETTİR Mahkeme kadıya mülk değil. Bu dünyada hiçbir iş ve makam insanlar için sürekli değildir. Hiçbir kimse, bulunduğu kamu hizmetinde ömrünün sonuna kadar kalmaz. Bir süre sonra bu işe başkası getirilir, kendisi ayrılır.
Günümüzde mevcut duruma bakınca.Bazı oda ve dernek başkanları hatta parti genel başkanlarının kadrolu olduğu 5,10,15 yıl geçse de hiç değişmediğini görüyoruz.Bu durum karşısında mahkeme kadıya mülk olmuş oluyor.Oysa atasözü.Mülk değil diyor.Yani insan ölümlü er geç o makamı bırakacak diyor da durum öyle olmuyor.Kamu yararına dernekler dahil 3 veya 6 dönem başkanlık yapanlar neden bırakmaz?Başka adam mı yok? Bakın bu başkanları takip ediyorum tüm etrafını işe güce yerleştirmiş.Biraz dedikodu rüzgarları var.İşi kuralına uyarlayıp az kişiyi üye yapıp yada oy kullanmaya müsait etmeyip yani delege yapmayıp aynı kadroyla seçiliyor.
Buradan kadrolu başkanlara sesleniyorum,Bırakın bu başkanlıkları.Arkada çok meraklıları var.Özellikle kamu yararına olan dernekler 3 dönemi geçmemeli.
Geçenlerde bir derneğe Ankara da üye oldum.Gidip Kayseri şubesinden kimlik belgemi aldı ama baktığımda üye no yok.Neden yok dedim. Bocaladı. Sonra karar defterine geçeceklermiş de falan.
Böyle olmaz.Üye kabul olduğunda sıradan üye noyla kimlik verilir.Birde yıllık üye aidat var. 20 tl. yatırmadın,resmin yok,üye güncelleme var diye bekletiyorlar.
Amaç hizmetse üyelikleri aç,sevenleri üye olsun.
Birde kamu yararına olan derneklerin geliri, gideri şeffaf olmalı.Ayda bir yerel gazetede yayınlanmalı. Yayınlansın ki yetimin hakkı ne kadar görelim.
En iyi denetçi milletimizdir.
Oda ,dernek,parti işlerini hizmet için yapanlardan Allah razı olsun. Her birey mutlaka bir kaç sivil toplum kuruluşuna kayıt olmalı.Partilerden birine üye olmalı ki.Şikayet hakkı olsun.Aynı zamanda çözüm üreten tepkili toplum olmalıyız.
Hiç kimse hiç bir derneğe,üye değilim,partiye üye değilim diye övünemez.Bu durum yani üye olmama topluma hizmet etmeme çok vahim bir durum.Vah vah zavallı insan demek lazım.
Ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerin anlattığı Müslüman çalışan, üreten, başkalarına yardım ve faydası dokunan, hizmet eden insandır. İnsanın değeri bunlarla ölçülür.
Toplum Hizmeti: Uygulama
Yapılacak toplum hizmeti şekli, toplumun herhangi bir ihtiyacını karşılamalı ve her katılımcının kişisel gelişimini sağlamalıdır. Toplum hizmeti seçenekleri oldukça geniştir. Toplum hizmeti, toplumun herhangi bir ihtiyacını karşılamak amacıyla bireysel ya da bir kurumun çatısı altında verilebilir. Bu hizmet bir seferlik özel bir proje, sürekli bir hizmet ya da ilkyardım, hayat kurtarma gibi aktiviteler olabilir.
Toplum Hizmetinin İlk Aşaması: Eğitim
Gençlerin, toplum hizmetlerini yapmaya başlamadan önce gönüllü hizmetin kapsamı hakkında bazı temel bilgiler almaları şarttır. Bu eğitim gençlere, toplum hizmetlerini hangi alanda yapmak istediklerine karar vermelerinde yardımcı olacak ve onların toplum hizmetleri hakkındaki algılarını ve bilgilerini geliştirecektir. Eğitim aşamasında, toplumsal ihtiyaçlara yönelik çeşitli toplum hizmeti çalışmalarını içeren dersler ya da tartışma toplantıları olabilir. Eğitim esnasında verilen sabit bir öneri listesi yoktur. Bu listeyi katılımcının yapmak istediği toplum hizmeti faaliyeti ve tecrübeleri ile belirleyecektir.Ödül liderleri, katılımcıların eğitimlerini, onların ihtiyaçlarını temel alarak planlamalıdırlar.
KAZANIMLAR:
  • Kişisel gelişimlerine katkıda bulunma
  • Diğer insanların ihtiyaçlarını anlama ve onlara yardımcı olma
  • Güvenme ve güvenilme
  • Zayıf ve güçlü yönlerini tanıma
  • Özgüvenin artması
  • Önyargılardan ve yersiz korkulardan kurtulma
  • Toplumda olumlu bir etki yaratma
  • Sorumluluk alma
  • HADİS-İ ŞERİF
    "Bir adam yolda yürürken susadı ve susuzluğu arttı. Derken bir kuyuya rastladı. İçine inip susuzluğunu giderdi. Çıkınca susuzluktan soluyup toprağı yemekte olan bir köpek gördü. Adam kendi kendine: 'Bu köpek de benim gibi susamış.' deyip tekrar kuyuya inip, mestini su ile doldurup ağzıyla tutarak dışarı çıktı ve köpeği suladı. Allah onun bu davranışından memnun kaldı ve günahlarını affetti."

24 Aralık 2017 Pazar

İSMET ÖZBAKKAL, AY YILDIZLI BAYRAĞIMIZI VE VATANIMIZI SEVMEK Bu vatanın kazanılması için yüz binlerce şehitler verdik.

       AY YILDIZLI BAYRAĞIMIZI VE VATANIMIZI SEVMEK                                                               Bu vatanın kazanılması için yüz binlerce şehitler verdi
Canlarını seve seve feda ettiler.Vatanın kıymetini bilmişler bu günlere getirmişlerdir.
Bütün şehitlerimizi rahmet minnetle selamlıyorum.
Bundan sonra vatanımızın kıymetini dedelerimiz ve ninelerimizin yaptığı gibi bilmeliyiz,sahip çıkmalıyız.
Yoksa topraklarımızdan kovmak isteyenler çok.
Bayrağımız şehitlerimizin ve bağımsızlığımızı simgeler.
Gök yüzünde dosta ve düşmana karşı dalgalanır.
İndirmeye kalkanların anlına kurşunu yedirecek milletimizdir. VATAN İÇİN YAŞAYIP ÖLDÜNÜZ.SİZ TOPRAĞA DEĞİL KALPLERE GÖMÜLDÜNÜZ.
Kırmızı rengin oluşumu askerimiz , polisimiz ve milletimizin canıyla oluşmuştur.
Vatansız insan olmaz.Yuvasız kuş gibidir.
Bizlere düşen görev Atalarımızın izinden gitmek.Vatanın bekası için şanlı bayrağımızı ve vatanımızı canı pahasına korumak,kollamaktır.
Gelecek nesillere şanlı tarihimizi ve değerlerimizi anlatmaktır.
Allah ın izniyle bu vatan,gök kubbe var oldukça yaşayacak ve ezanlar ile birlikte şanlı ay yıldızlı bayrağımız dalgalanacaktır.
Birlik beraberlik içerisinde olacağız.Hiç bir güç bizleri parçalıyamacaklardır.
Dünya bilsin vatan bizimdir.
Ayrıca,şehitlerimizin emaneti olan dul ve yetimlere sahip çıkmalı,onlara şevkatimizi ve minnetimizi göstermeliyiz.
Hain bilmelidir ki şehidimizin emanetine sahip çıkan milletimizdir.
Şehit ve gaziler derneğimizin ve devletimizin sahiplenmesi ne güzel.Sahip çıkanlardan Allah razı olsun.


İsmet Özbakkal, Huzurum, mutluluğum, ay yıldızlı bayrağım dır dedi. Ülkemizin huzurunu bozanları yok edeceğiz..

Ay Yıldızlı Bayrağım
Gök kubbenin altında, sana biçilmez değer,
Kur’ân ve vatan ile en mukaddes varlığım.
Gölgende erir gider, nice dağ gibi dertler,
Huzurum, mutluluğum, ay yıldızlı bayrağım.
Kilitlendi hilâlin, gökte yıldıza birden,
Öylece yeryüzüne, -kan gölüne- indin sen,
Bütünleştin, şehîdin kanıyla ebediyen,
Renklerine tutsağım, ay yıldızlı bayrağım.
Hür yaşayan halkımın bağımsızlık simgesi,
Beş kuyruklu yıldızın, Türklüğümün belgesi,
Kalbindeki hilâlin, inancımın gölgesi,
Mâneviyat çerağım, ay yıldızlı bayrağım.
Sen dalgalandıkça; şu ufku, aydınlık bürür,
Türk milleti seninle istikbâline yürür,
Tarihime yön veren, vurulan şanlı mühür,
Geçmişim, geleceğim, ay yıldızlı bayrağım.
Peygamber’e sevdalı ceddimden emânetim,
Metânetim, kuvvetim, cesaretim, izzetim,
Namusum, haysiyetim, edebim ve iffetim,
Şeref, gurur kaynağım, ay yıldızlı bayrağım.
Bölünmezliğimizin yemini, en gür sesi,
Umudumun, coşkumun, övüncümün adresi,
Şehîdimin kefeni, gazimin kurdelesi,
Gölgendir son durağım, ay yıldızlı bayrağım.    
Sevdamı anlatmaktan kalırlar hepsi âciz,
Bu aşk, öyle güçlü ki… Kelimeler yetersiz,
Can parçam, göz bebeğim, ay yıldızlı bayrağım.
Dillerden hiç düşmesin, söylensin türkülerin,
Yoktur şu yeryüzünde; ne eşin, ne benzerin,
Böyle üstün, yücedir, benim için değerin,
Senle çarpar yüreğim, ay yıldızlı bayrağım.
Senin olduğun yerde, çöller bile gülistan,
Bu vatanın bağrında, yoldaşın olsun ezan…
Masmavi gökyüzünde, sonsuza dek dalgalan,
Budur Hak’tan dileğim, ay yıldızlı bayrağım.
Sana el uzatan her alçak, haddini bilsin,
Çiğnemek isteyenler, bunu aklından silsin,
Sen kimliğimsin, -asla- bez parçası değilsin,
Vazgeçilmez gerçeğim, ay yıldızlı bayrağım.
Kalem olsa ağaçlar, mürekkep olsa deniz,
Sevdamı anlatmaktan kalırlar hepsi âciz,
Bu aşk, öyle güçlü ki… Kelimeler yetersiz,
Can parçam, göz bebeğim, ay yıldızlı bayrağım.
Dillerden hiç düşmesin, söylensin türkülerin,
Yoktur şu yeryüzünde; ne eşin, ne benzerin,
Böyle üstün, yücedir, benim için değerin,ŞAİR : Ali AĞIR
Senle çarpar yüreğim, ay yıldızlı bayrağım.