27 Ekim 2019 Pazar

İSMET ÖZBAKKAL CUMHURİYET BAYRAMININ 96.YILI KUTLU OLSUN

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMININ, 96.YILI KUTLU OLSUN.

MÜCADELESİNİ DEMOKRASİ YOLUNDA HARCAYANLARI,EMEĞİ GEÇENLERİ SEVGİ SAYGIYLA ANIYORUM.


Tarihte yaşadığı savaşlar, kazanılan zaferler, yoksulluk, açlık ve kıtlığa rağmen yeniden ayağa kalkan bir millet… Sarıkamış’ta donarak ölen binlerce askerimizi düşünün. Ne zorluklar yaşamış, ne şehitler vermiş, ne zaferler kazanmışız. Yunanlıları İzmir’de denize dökmemizden mi bahsedelim, yoksa geçit vermediğimiz Çanakkale’den mi? Tarihimiz ecdadımızın yazdığı destanlarla doludur.

Yüce Atatürk’ün ifade ettiği gibi: “Türk ulusunun yaradılışına ve yaşantısına en uygun olan yönetim şekli Cumhuriyettir.” Atatürk bu sözüyle, Türk ulusuna yakışan yönetimin Cumhuriyet olduğunu belirtmiştir. Çünkü Cumhuriyet bağımsızlık, özgürlük ve eşitlik gibi kavramları içinde barındırır. Bağımsızlık, özgürlük ve eşitlik Türk ulusunun önem verdiği unsurlar olduğu için, Türk ulusu ancak bir Cumhuriyet yönetim şekliyle yönetilebilir.
Bizlere bağımsızlığımızı armağan eden Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarını, şehitlerimizi saygı ve sevgi ile anıyor, tüm ulusumuzun 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.




13 Ekim 2019 Pazar

İSMET ÖZBAKKAL;BARIŞ PINARI HAREKATI

YA..ALLAH..YA BİSMİLLAH...ALLA HU EKBER...ÇIKTIĞIMIZ BU YOLDA ORDUMUZU MUZAFFER EYLE ALLAH 'IM.
YILLARDIR SURİYE'YE GİZLENEN ÖRGÜTLER VE ARKASINA GİZLENEN ÜLKELER,BİZİ KALLEŞÇE VURDULAR.
ARTIK BUNA SON VERMENİN ZAMANI GELDİ.YETTİ ARTIK!!
CANIMIZI ÇOK YAKTINIZ!!  BİZ TÜRK MİLLETİ VATAN İÇİN VARIZ...
TERÖRİSTLERİN  KÖKÜNÜ KAZACAĞIZ.!

6 Ekim 2019 Pazar

İSMET ÖZBAKKAL; GENÇLİK NEREYE GİDİYOR

GÜNÜMÜZÜN GENÇLİĞİNİN GELECEĞİNİ ENDİŞELİ GÖRÜYORUM!!!
TELAŞ İÇİNDE,KAFASINI DEVE KUŞU GİBİ KUMA GÖMMÜŞ GENÇLERİMİZ VAR...

HAYATIN BAHARI OLAN 30 YAŞINA KADAR, YAŞAMIN DÖNEMECİ OLAN HAYATIN DİLİMİNDE. ANLAMAYA ÇALIŞTIĞI,.KENDİNE ROTA ÇİZMEYE ÇALIŞAN GENÇLERİMİZ VAR.GELECEĞE YATIRIM YAPAN,AŞ VE İŞ İÇİN ÇALIŞAN GENÇLERİMİZİN YANINDA;
ALDIRMAYAN VE BOŞ BELEŞ GEÇİREN GENÇLERİMİZDE VAR.

AİLE GENÇLİK İÇİN ÇOK ÖNEMLİ FAKTÖRDÜR.
GENÇLERE ŞEVKATLİ YAKLAŞIP,DOĞRUYU,MAKÜLİ ÖĞRETMEK LAZIM.

POZİTİF DÜŞÜNCELERLE GENÇLERE ÖRNEK OLMALIYIZ.
TÜRK ÖRF VE ADETLERİNİ İYİ ÖĞRETMELİYİZ.
VATAN SEVGİSİ VE MİLLETE HİZMETİ,HAKKA HİZMET ETMEK OLDUĞUNU ÖĞRETMELİYİZ.

EĞİTİMİNİ İYİ VEREN AİLENİN ÇOCUKLARI,BİR BALTAYA SAP OLUR.
BİLEĞİNDE ALTIN BİLEZİĞİ YANİ SANATI OLUR.

TOPLUMLA MÜCADELE HİÇ KOLAY DEĞİL.GÜNÜMÜZDE YALAN,TALAN,DOLANDIRICI,SAHTEKAR,ALLAH TAN KORKMAYAN,ZULÜM YAPAN O KADAR ÇOK İNSAN VAR Kİ.!

GENÇLER;SEN DÜRÜST KALACAKSIN.İNSAN OLACAKSIN.

Ey oğul!

Evlen¸ istediğin kızı seçerken şunlara dikkat et; bilmiş ol ki kadınlar parmaklarımız kadar birbirinden farklıdırlar. Bir kızla evlenmek istediğinde ailesini iyice araştır ve öğren. Çünkü temiz ve asil bir aile¸ tatlı meyveler yetiştirir.Şirret ve karaktersiz kızdan sakın. Onların dış görünüşlerine aldanma. Böyleleri kocasına karşı kaba ve hırçındır. Kocası kendisine saygılı olduğu zaman bunu bir üstünlük kabul eder. Hiç bir iyiliğe karşı teşekkür etmesini bilmez. Az şeye kanaat etmez. Dünyaya çocuk getirmesi yüzündeki hayâ perdesini açar. Ne ev halkından ne de konu komşusundan utanmaz. Böylelerinin gizli hali olmaz. Aile sırrını sokağa dökerler. Yılan gibi sokar¸ akrep gibi ısırırlar. Kocası "evet" dese "hayır" der. Geri zekâlı¸ hantal¸ ağırcanlı ve kıt anlayışlı kızlardan da uzak dur. Bir tür kız da vardır ki huzur ve sükûnet kaynağıdır. Sevimli ve merhametli bu kızlar bereketli ve feyizlidir. Soylu çocuk doğurur. Kendisine her zaman güvenilir. Komşuları arasında itibarlıdır. Aile sırlarını korur¸ kimsenin yanında açmazlar. Cömert ve eli açıktırlar. Bağırıp çağırmaz¸ alçak sesle konuşurlar. Evi tertemiz tutarlar. Çocukları çiçek gibi gönül alıcıdır. Kocası da o nispette yumuşak huyludur. Namus onun şiarı¸ terbiyesi değişmez vasıflarındandır."

30 Eylül 2019 Pazartesi

İSMET ÖZBAKKAL;KAYSERİ DE KADINLAR ÇARŞISI HEYKELİ

KADIN HEYKEL;KADINLAR ÇARŞISI KAYSERİ TARİHİN
DE YER ALAN ÖNEMLİ BİR DEĞERDİR.
KADINLAR,KURTULUŞ SAVAŞINDA HEM CEPHEDE HEMDE GERİDE YER ALMIŞTIR.
KADINLAR ÇARŞISI HEYKELİ MANEVİYATIMIN TEMSİLİ VE TÜRK KADINININ SİMGESİ OLARAK,KAYSERİNİN KAPALI ÇARŞI MERKEZİNE DİKİLMİŞTİR.

KADINLAR ÇARŞISI 1921 TARİHİNDE.BEN ŞEHİT ANASIYIM,DİĞER ASKERLE DE EVLADIMDIR,KIZIMIN ÇEYİZİNDEN ŞU ESVAPLARI ONLARA ,ÇAM SAKIZI ÇOBAN ARMAĞANI OLARAK VERECEĞİM.DİYEN TÜRK KADINININ BAŞLATTIĞI  VE DİĞER TÜRK ANALARININ DESTEKLEDİĞİ KAMPANYA İLE ELDE EDİLEN GELİRLE MİLLİ MÜCADELE İÇİN CEPHANE ALINARAK,CEPHELERE BİZZAT KADINLAR TARAFINDAN SEVKİYATIN BAŞLATILDIĞI KUTSAL BİR MAHALDİR.
.


Kadın Kahramanlar


MEHMETÇİĞİN ANASI KAHRAMAN TÜRK KADINLARI
(Sadece Doğurmak İçin Değil, Vatanın Namusu ve Savunulmasında da)
Vatanın düşmana karşı savunulmasında Türk Kadını erkeğiyle birlikte çok önemli hizmetler yapmıştır. Şanlı tarihimizin her aşamasında Türk Kadını, erkeklerin yanında her türlü sorumluluğu paylaşmış ve özellikle Anadolu’nun düşmandan kurtuluşuyla sonuçlanan Milli Mücadele’de sadece miting meydanlarında değil, bizzat cephede çarpışarak büyük yararlılıklar göstermiştir. Bu yüzden Mustafa Kemal ATATÜRK, “Dünyada hiçbir milletin kadını,ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluş ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar himmet gösterdim diyemez” diyerek kahraman kadınlarımızı hak ettikleri şekilde onurlandırmıştır.
İslamiyetten önceki Türk Devletlerinde hükümdarın eşi kocasının en büyük yardımcısıydı ve sorumlulukları paylaşırdı.995 yılından 1679 yılına kadar geçen süre içinde, İran’da naibe olan Seyyide Hatun’dan, Kasım Hanlığı’nın sultanı olan Fatma Bike’ye kadar onaltı kadının sultan veya naibe olarak görev yaptığı bilinmektedir. Ayrıca Selçuklu Sultanı Melikşah’ın eşi Türkan Hatun’un 12 bin kişilik bir süvari birliğine komuta ettiği bilgisi de tarihi kayıtlarda mevcut bulunmaktadır.
Osmanlı’nın fetih dönemlerinde Türk kadını bu anlamda pek etkili olamamıştır. Ancak, Anadolu düşman işgaline uğradığı zaman, bu topraklar için ter dökmüş, elleri nasır bağlamış, evlatlarını bu toprakların nimetleriyle büyütmüş Anadolu kadını, bu kutsal vatanın savunucusu olarak ortaya çıkmıştır. Anadolu kadınından daha fazla bu toprakların kıymetini bilen yoktur. Evlatları, eşleri, babaları bu topraklar için can vermişlerdir. Bu topraklar Türk kadınının el emeği, göz nuru ve namusudur. Bu nedenle 1000 yıldır üzerinde var olduğumuz bu yurda; Anadolu, Anavatan ve Anayurt denilmektedir.
Düşmanın Anadolu’ya girmesi demek, Anadolu kadınının ocağına tecavüz edilmesi, namusunun tehlikeye girmesi demektir. Türk kadını, eline çapasını, kazmasını, orağını ve silahını alıp düşmana karşı erkeğiyle birlikte savaşması dışında cephe gerisinde de her türlü fedakârlıklarda bulunmuştur. Tarihimizde bunun sayısız örnekleri vardır. Erzurum’da Ruslara karşı savaşan kahraman Türk anası, Nene Hatun, bu örneklerden sadece biridir.
ONLAR, çeşitli cephelerde kahramanca savaştılar.
ONLAR, Karadeniz kıyılarından, Ereğli’den, Zonguldak’tan, İnebolu’dan ve Ordu’dan cephelere silah, cephane, malzeme, yiyecek ve giyecek taşıdılar.
ONLAR, Kuvay-ı Milliye’ye maddi yardım için yarıştılar.
ONLAR, hastanelerde yaralı askerlerimize şifa oldular.
İstiklal Savaşında Türk Kadını
İstiklal Savaşı’nda kadınlarımızın çok önemli ve ciddi katkı ve fedakârlıkları olmuştur. Bunları başlıklar halinde şöyle sıralayabiliriz:
1 – Kurulan cemiyetler
2 – Düzenlenen mitingler
3 – Savaşa bizzat katılanlar
4 – Taşıt kollarında görev alanlar
Kurulan Cemiyetler

Kurtuluş Savaşı'nda Vatanı İçin Mücadele Eden 9 Kahraman Türk Kadını

1. Halide Onbaşı (Halide Edip Adıvar) (1884-1964)

2. Nezahat Onbaşı (Nezahat Baysel) (Ö. 24 Eylül 1994)

3. Şerife Bacı (Ö. 1921)4. Fatma Seher Erden (Erzurumlu Kara Fatma)5. Halime Çavuş6. Hafız Selman İzbeli7. Gördesli Makbule (1902-24 Mart 1922, Kocayayla/Akhisar)8. Çete Emir Ayşe9. Tayyar RahmiyeVe daha yüzlercesi... Ruhları Şad olsun...


12 Eylül 2019 Perşembe

İSMET ÖZBAKKAL;EY ŞEHİDİM! SENİN İÇİN BİLSEN BEN, NE DUALAR ETTİM!

GÜN GEÇMİYOR Kİ, MEMLEKETİMDE ŞEHİT HABERİ GELMESİN...
BU ACI ELEM DOLU HABER,VATANIN MİLLETİN BEKASININ GÜÇLENMESİ İÇİN CAN VEREN,MEHMETÇİK VE GÜVENLİK GÜÇLERİMİZİN HABERLERİ!!!
TEKBİRLER VE DUALARLA DEFNEDİYORUZ,NURLAR
İÇİNDE YATIN..
VATAN SAĞ OLDU,BAYRAK DALGALANIYOR...

VATAN AŞKI GÖNÜLLERE DÜŞÜNCE, BAŞKA SEVDA VAR MIDIR Kİ BU SEVDADAN YÜCE. BU KUTSAL TOPRAKLARDA ÖZGÜRCE YAŞIYORSAK BUNU,VATAN UĞRUNA CANLARINI FEDA EDEN AZİZ ŞEHİTLERİMİZE BORÇLU DEĞİL MİYİZ?
KUTLU BİR SEVDADIR YÜREKLERE NAKIŞ NAKIŞ İŞLENEN.. BU SEVDADA YOĞRULAN HER YİĞİT ÜLKEMİZİN GURURU VE GELECEĞİ DEĞİL  MİDİR?

KANI ,CANI VATAN İÇİN HİÇ GÖZÜNÜ KIRPMADAN ŞEHİTLİK MERTEBESİNE ULAŞANLAR,ÖLÜMSÜZDÜRLER.ONLAR, İSİMSİZ KAHRAMANLARIMIZ ONLAR,YÜREKLERİ VATAN AŞKIYLA ÇARPAN YİĞİTLERİMİZ... SİZLER VATAN İÇİN ÖLDÜNÜZ AMA HER AN HER SANİYE KALBİMİZDE YAŞIYORSUNUZ...

BAYRAĞIMIZ GÖKLERDE GURURLA DALGALANIYORSA,YÜCE TÜRK MİLLETİ OLARAK TÜM ŞEHİT VE GAZİLERİMİZE BORÇLUYUZ..

4 Ağustos 2019 Pazar

İSMET ÖZBAKKAL;ADAM KAYIRMAYIN

YAPMAYIN AĞALAR BEYLER!
TORPİL YAPMAYIN! HAK KİMİNSE O KAZANSIN. ELİNDEKİ YETKİYİ KENDİ MENFAATLERİNE KULLANMAYIN. HEMŞERİCİLİK,AKRABAĞCILIK,YANDAŞCILIK YAPMAYIN...
NEPOTİZM, akraba kayırma veya adam kayırma, öznel ve adil olmayan şekilde yapılan ayrımcılık demektir. Nepotizm kavramının Latince'de “Nepot” sözcüğünden geldiği, İngilizcede ise "Nephew" (yeğen) olduğu değişik çalışmalarda ifade edilmiştir.
Rönesans öncesi katolik papaların yeğenlerini kilise içinde gardinallık gibi önemli pozisyonlara getirmelerine dayanmaktadır. Nepotizmin sonu kesinlikle çürümek ve dağılmaktır.Toplumsal kanser hastalığıdır.
Liyakatsiz, bilgisiz, asalak, çürümüş, toplumun sonunu hazırlayan bir nesil yetiştirir.insanlar için de, kurumlar için de, devletler içinde..
Nepotizm denen illetin dini, milliyeti ve partisi yoktur.
tek çözümü eğitim, kültürel kalkınma ve liyakattir..İşi ehline teslim etmektir.
Nepotizmi halk dili ile şöyle açıklayayım;
- dayı bana bir iş ayarlasan
- hallederiz yeğenim..!
Allah emanetleri sahiplerine teslim etmenizi ve insanlar arasında hüküm verdiğiniz zaman adaletle hüküm vermenizi emretmektedir.

2 Temmuz 2019 Salı

İSMET ÖZBAKKAL;ADNAN MENDERES VE DEMOKRASİ

ÜLKEMİZDE DEMOKRASİNİN MİMARLARINDAN BİRİ OLAN ADNAN MENDERES VE ARKADAŞLARINI,MİNNET ŞÜKRAN VE RAHMETLE ANIYORUM.

MİLLETİMİZ ONU ÇOK SEVDİ.MİLLETİMİZİN İSTEKLERİNİ YERİNE GETİRDİ.
1946 DA DEMOKRAT PARTİYİ KURDU. DP İKTİDARININ TEK BAŞKANI OLDU.
 946 seçimlerinde, Demokrat Parti'den Kütahya milletvekili seçildi. Celal Bayar'dan sonra, partide ikinci adam durumuna geldi. 14 Mayıs 1950 seçimlerinde, DP, oyların 53,5'ini alarak iktidar oldu. On senelik DP iktidarının, tek başbakanı (22 Mayıs 1950 - 27 Mayıs 1960) oldu ve o döneme damgasını vurdu. İktidarı zamanında, 5 hükümet kurdu. Bu on senelik zaman içinde, Türkiye'nin iç ve dış siyasetinde büyük gelişmeler oldu. Sanayileşme ve şehirleşme hamlesi başladı. Köye makine girdi. Ulaşım, enerji, eğitim, sağlık, sigorta ve bankacılık yeniden başladı. Türkiye kalkınma kavramıyla tanıştı.

Serbest Cumhuriyet Fırkası, Cumhuriyet Halk Partisi ve Demokrat Parti'de siyaset yapan Menderes, 27 Mayıs askeri darbesinin ardından, 17 Eylül 1961 tarihinde asılarak idam edildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi 1990 yılında çıkardığı yasayla, Menderes ve onunla beraber idam edilenlere itibarlarını iade etti.

Türkiye siyasetinde demokrasinin mimarı olan Merhum Başbakan Adnan Menderes'in adını gururla taşıyan Üniversitemiz, demokrasi ve kardeşliğin tesisi için her türlü bilimsel ve akademik çalışma yapmaya hazırdır. Demokrasi tarihimize damgasını vuran Menderes ve arkadaşları ülkemize ve milletimize yaptığı hizmetler dolayısıyla asla unutulmayacaktır.

GÜNÜMÜZDE DEMOKRASİ YARA ALMIŞ DURUMDA.SİYASİLER KENDİ MENFAATLERİ İÇİN ÇALIŞIYOR.
VATANIMIZ MİLLETİMİZ İÇİN HİZMET ETMEK İSTEYEN SİYASİLER ÇOK AZALDI.
YORGUN PARTİLİ VE PARTİLER REVİZYON BEKLİYOR.
MİLLETİMİZE YEP YENİ UFUKLAR AÇACAK İNSANLAR ÖN SAFLARA ÇIKMALI,ÇIKARMALIDIR.

HERKES BİLMELİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ GÜÇLÜ VE BÜTÜN BİR MİLLETTİR. DÜNYA DA Kİ ÖNEMLİ YERİNİ ALACAKTIR.

ÜLKEMİZ BULUNDUĞU COĞRAFYA İTİBARİYLE SAVAŞLA KARŞI KARŞIYA OLMASI BİZLERİ YILDIRMAYACAK. ARTIK NİTELİKLİ YETİŞKİN İNSANLAR YETİŞTİRMEK ZORUNDAYIZ.