4 Mart 2018 Pazar

İSMET ÖZBAKKAL.,BİZİ ALDATAN BİZDEN DEĞİLDİR.

GÜNÜMÜZDE EN BÜYÜK DERT,ALDATILMA KORKUSU OLDU.
Güven duygusunu kaybetmek üzereyiz.Şüpheci bir toplum olduk.Bir şey alırken satarken acaba kandırılıyormuyum?  düşüncesiyle endişe verici durum var.Biri söz verse inanmama düşüncesi daha fazla oluşmaktadır.
Olay meşhurdur. Resulüllah Efendimiz pazarda, muhtemelen denetlemek için gezerken bir buğday yığını görür. Elini içine sokar ve içinin ıslak olduğunu fark eder. Satıcıya nedenini sorar. Satıcı, efendim yağmur yağdı ıslandı der. Peki, ıslak kısmını üste koysaydın da alıcılar fark ederek alsalardı ya, buyurur. Arkasından şu meşhur ve şerefli sözünü söyler:

“Bizi aldatan bizden değildir”. (Sahih)

Bu hadisi şerifi yorumlayanlar derler ki, bir müminin diğerini aldatması dinden tamamen çıkmış olmayı gerektirmediğine göre bu “bizi aldatan bizden değildir” ifadesinin anlamı şu olmalıdır: Bizim gibi değildir, ahlakı mümin ahlakı değildir, tam bir mümin değildir...

Ancak aldatmanın ucu mümin olmaktan gerçekten çıkmaya kadar da gidebilir. Çünkü yine Resulüllah (sa) buyurur ki, “münafığın işaretleri üçtür; konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiği zaman cayar, güvenildiği zaman hıyanet eder” (Sahih). Bunlar münafıklığın temel özellikleridir. Bir müminde bu özellikler bulunsa inanç açısından ona hemen münafıktır hükmü verilemez, çünkü münafık kâfirden de kötüdür, ama bunlar onu bir müddet sonra gerçekten münafık yapabilir. Tıpkı mikrop öldürücüdür önermesi doğru olmakla beraber, mikrop bulaşan herkesin ölmediği gibi. Ama çaresine bakmazsanız bir süre sonra mikrop sizi öldürebilir. “Bizi aldatan bizden değildir” demek de böyledir.

İki binlerin başında yaşadığım bir olayı ikinci kez anlatayım. Bir ilimizde toptancılar çarşısından ceviz alacaktım. Sakallı ve yeni abdest aldığı anlaşılacak şekilde kolları sıyrık bir amcanın dükkânına girdim. Çuval çuval cevizlerin fiyatlarını sordum. Şu Göynük cevizi, fiyatı 15 lira, şu da Adapazarı cevizi, fiyatı on lira dedi. Göynük cevizi hoşuma gitti, bundan bana on kilo ver dedim. Bir torbaya dökmeye başlayınca çuvalın alt kısmının üstü gibi olmadığını fark ettim. Satıcı, sen siyah olduklarına bakma, içi doludur deyip bir tane kırdı ve dolu olduğunu gösterdi. Bir tane de ben aldım ve şunu da kırar mısın, deyince çürük çıkacağını anladı, kızdı, almayacaksan alma diyerek çuvalı kaldırdı. Ben de, amca neden kızıyorsun, biliyorsun Resulüllah Efendimiz bir gün pazarı denetliyordu… dememle lafı ağzıma tıktı ve, biliyorum, biliyorum ama o buğdaydı diye sert bir eda ile beni payladı. Tabii, ben de almadan çıktım.


KİMSEYİ ALDATMAYIN.ADAM GİBİ YAŞAYIN.
 Kötü bir ahlak olarak bilinen aldatmak, şöyle tarif edilmiştir: Müslüman kardeşini yanıltmak, hile yapmak, oyuna getirmek, kandırmak, iğfal etmek, dolandırmak, sözünde durmamak gibi sözler ve eylemlerdir.
“Kurtuluş doğruluktadır.”
Yalan, kişinin gerçeği saklayıp bildiğinin aksini söylemesidir. Yalan ruhi bir hastalıktır, Müslümanların süratle yalandan kaçınmaları gerekir. Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem: “Yalan kötülüğe, kötülük Cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında yalancılardan yazılır” buyuruyor. Şu halde basit dünya menfaatleri için yalanla müminleri aldatanlar, başta kendilerine yazık edenlerdir. Dürüstlük şiarınız olsun dileğiyle.

18 Şubat 2018 Pazar

İSMET ÖZBAKKAL,VATANA KARŞI GÖREVLERİMİZ VARDIR.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Suriye'nin kuzeybatısında bulunan Afrin'e yönelik Zeytin Dalı Harekatı'nın VATANIMIZA Milletimize hayırlar getirmesini dilerim.Şehitlerimize rahmet gazilerimize şifa dilerim. ZAFER TÜRK ÜN OLACAKTIR.
Allah Türk ordusunun ve kahraman askerimizin yardımcısı olsun. Türk Silahlı Kuvvetleri daima dualarımızda!
Vatan, üzerin de yaşadığımız elde etmek için nice şehitler verdiğimiz sınırları belli toprak parçasıdır. Parayla alınmaz parayla satılmaz.
Şair diyor ki ; Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.
Köyümüz, şehrimiz, işimiz, her şeyimiz doğup büyüdüğümüz bu vatan üzerindedir. Onu sevmek, sahip çıkmak, imar etmek, onu düşmana çiğnetmemek gerekirse seve seve onun için canımızı vermek, vatanımıza karşı görevlerimizdendir. “Vatan sevgisi imandandır” sözü dinimizin vatana verdiği önemi göstermektedir.
bir vatan ve Milleti temsil eden şey ise bayraktır. Bayrak bir milletin istiklâl ve hürriyetinin sembolüdür. Bayrağı sevmek de vatanı ve milleti sevmektir. Bir insan milletini sevmeli o millet birlik içinde olmalı ki vatan koruna bilsin. Onun için bir milletin fertleri birbirini sevmeli, din, dil ve tarih birliğine sahip çıkmalı felaket halinde yardımına koşmalı, milli birliği bozmaya, bizi birbirimize düşürmek isteyenlere fırsat vermemeliyiz. Dini ve milli değerlerimize sahip çıkmalıyız. Üreten, vatana millete faydalı olan insan olmalıyız. Vatan ve millete zarar verecek şeylerden kaçınmalıyız.
Kanunlara uymak, vergi vermek, askerlik görevini yangengemeden canı gönülle yapmak, milletini ve onun öz malını kendi malı gibi korumak, hainlere kalleşlere, hırsızlara, satılmışlaraaman vermemek, göz açtırmamak, canına okumak en önemli görevlerimizdend
ir.

Anlaşılacağı üzere, bir vatana sahip olmak ona sonsuza dek sahip olmak anlamına gelmemektedir. Bu nedenle vatan sevgimizin hiç azalmadan hatta artarak devam etmesi vatanımıza sahip çıkabilmenin en önemli ayağıdır. Unutulmamalıdır ki, şu an vatan olarak adlandırdığımız topraklar üzerinde bir çok kesimin gözü vardır ve bu topraklara sahip olabilmek için aklımıza gelen gelmeyen bir çok yöneteme başvurarak her gün yeni planlarla projelerle bizi vatanımızdan ayırmaya çalışmaktadırlar.

Vatanı Korumak

Vatan topraklarının sonsuza dek bizim olduğunun bir garantisi olmaması, “vatanı korumak” kavramını öne çıkarmaktadır.
Vatanı korumanın temel şartı az önce bahsettiğim vatan sevgisidir. Vatan sevgisinin vatan üzerinde yaşayan her bireye en yüksek derecede işlenmesi gerekmektedir. Bu durumun da gelecek nesillere doğru sürekliliğinin olması gerekmektedir.
Doğruluktan ayrılmadan, yaptığımız işlerin devletimizi,vatanımızı yıkan veya yıkmaya neden olan işler olmaması dileğiyle, işini doğru ve düzgün yapan herkese saygılarımla…
ALLAH,Tüm Mehmetçiklerimizin, yanında olsun…Şanlı Türk Ordumuzu Korusun… Kalbimiz Sizinle… Hayırlı Haberlerinizi Duymak Dileğiyle
"Muhtaç olduğunuz kudret damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur" dualarımız sizinle biz de sizinleyiz… Erkeğiyle, kadınıyla, çocuğuyla, yaşlısıyla, genciyle 80 milyonluk… Dünyanın en büyük ordusuyuz.

13 Şubat 2018 Salı

İSMET ÖZBAKKAL,MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİK

Vatan, kültürel değerlerimizin bulunduğu bir coğrafyadır. Bu coğrafya ilk bakışta bir kara parçasıdır. Bu kara parçası tehlikeye girdiği zaman, uğrunda kanlar dökülür; canlar verilir. Nice analar yavrularını, nice gelinler yiğitlerini yitirir. O zaman bu coğrafyanın taşı, toprağı, dağı, ırmağı başka bir anlam taşır. Her biri düşmana aşılmaz bir engel ve bir uçurum olur. O toprak parçası hemen baş tacı edilir. Bu cansız coğrafya, her karış toprağı şehit kanlarıyla sulanmış bir vatan olur. 

Gerektiğinde vatanı savunmak için insanları severek ölüme götüren yüce duygulardan biri de din duygusudur. Özellikle İslamiyet’in verdiği şehitlik makamı hiçbir dinde yoktur. Hiçbir dinde İslamdaki şehit olmak şerefi kadar kuvvetli bir unsur bulunmamaktadır. Bu unsur, bizim tarihimizde, zaferlerin kazanılmasında en büyük etkenlerden biri olmuştur.

Birlik, bütünlük, ortak ideal ve hedefler gerçekleşince insan toplulukları millet haline gelir. Kitle, kalabalık olmaktan çıkar. Nesiller mensup olduğu bir millete ve üzerinde yaşamakta iftihar ettiği bir vatana sahip olur. Kader birliği, tarih birliği ve şuuru böylece doğar. Artık böyle bir milletin mensupları, kaderde, tasada ve kıvançta bir olurlar; birbirlerini seven, sayan, kolayca anlaşabilen, birlikte hareket edip başarabilen insanlar haline gelirler. O halde, vatanın meydana gelmesinde insan elinin ve emeğinin tabiata kattığı nice eserlerin de büyük rolü vardır. Vatan anlayışı kültür ve medeniyet eserleriyle gelişir; derinlik kazanır.

Bilindiği gibi dil, din, tarih, kültür ve ülkü birliği, ahlakta, terbiyede, örf ve adetlerde ortak duygu ve hedefler, ortak davranışlar milleti oluşturur. Millet ile vatan, ruhla vücut gibidir. Bu bakımdan anayasalarımızda “Türkiye Devleti, ülkesi ve milleti ile bölünmez bir bütündür.” hükmü yer almıştır. Millet, kendi vatanında birlik ve dirliği bozmadan, ayrılıp parçalanmadan yaşamalıdır. Ancak bu taktirde o milletin fertleri haysiyetli, huzurlu ve mutlu bir hayat sürebilirler. Şu halde vatanımıza, dilimize, dinimize, kültürümüze, tarihimize, örf ve adetlerimize sahip çıkmalıyız.
Türk milleti millet olabilmenin gerektirdiği tüm aşamalar ve kurallara da haizdir!
Türk milletinin küresel güçler ve taşeronları tarafından hedefte olması tesadüfî olabilir mi?  Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve asil milletimizin içeriden ve dışarıdan ihanet kuşatması, saldırıları yeni değildir ve halen sınırlarımızda yaşamakta olduğumuz kuşatma, çevreleme operasyonları ile de son olmayacaktır!



 Devlet ve millet olarak, Milli bir mutabakatın ve Milli birliğin varlığının elzem ve şart olduğu günlerde bulunuyoruz! 

Yedi düvel,  vekalet orduları üzerinden kumpas kuruyor ve toptan olarak üzerimize gelmektedir! Gelsinler! Geldikleri gibi de giderler, gidecekler de!   Yüz sene önce gelip ve gitmek zorunda kaldıkları gibi! Yeter ki; Seksen bir  milyonun her bir ferdi ile saflarımızı sıkılaştıralım,  bir ve beraber olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım ve hep birlikte Türkiye olalım!  Öleceksek de bin yıllardır yaşadığımız ve her bir karesini şehit kanları ile suladığımız Anadolu toprakların da,  ADAM gibi ÖLMEYİ göze alalım!

Allah’ım! Bizleri ayrılıklardan, fitne ve fesattan uzaklaştır. Maddi ve manevi güçlerimizi birleştir. Aramızdaki dayanışmayı güçlendir. İstiklal ve istikbalimize pranga vurmaya çalışan dahili ve harici düşmanlara karşı bizi mansur ve muzaffer eyle Allah’ım!


3 Şubat 2018 Cumartesi

İSMET ÖZBAKKAL.,KARINCA HİKAYESİ.VATAN SEVDALILARI.

KARINCA HİKAYESİNİ HEPİNİZ BİLİRSİNİZ.
ORTADA BİR ATEŞ İÇİNDE İBRAHİM A.S KARINCA BU ATEŞE SU TAŞIYOR.
ETRAFTAKİLER SENİN TAŞIDIĞIN SUDAN NE OLACAK Kİ DİYORLAR. KARINCA BEN ELİMDEN GELENİ YAPIYORUM,
 HİÇ OLMASA BENİM TARAFIM BELLİ DİYOR.

Şimdi 15 gündür. ZEYTİN DALI HAREKATIYLA AFRİN deyiz. Çanakkale de olduğu gibi yedi düvele karşı,ya istiklal ya ölüm diyoruz.
AFRİN de sadece pkk pyd ile değil Amerika ve uluslar arası devletlerin paralı lejyonerleriyle savaşıyoruz.
Dün Cebeli Tarık da gemileri yakan.Geriye dönmeyi lugatından çıkaranların torunları.Bugün düğüne gidiyoruz hedefimiz kızıl elma.Ailemiz bizi beklemesin diyor. Ve ölümü öldürerek yürüşüne devam ediyor,edecekte.
Ne idüğü belirsiz hassiyetsiz,karektersiz fikir soytarıları         (resim.Dolmabahçe sarayı İsmet Özbakkal çvş.)                    savaşa hayır diyor. Sözde barış mabalları okuyup karalama yapacaklar.
PEKİ BİZ VATAN SEVDALILARI NE YAPACAĞIZ.
BU SAVAŞ PSİKOLOJİK SAVAŞTIR.
Sadece tankla topla,tüfekle askerle başarılı olamayız.
HERKES TARAFINI BELLİ EDECEK.
Yörük teyzenin elinden kurban kesmek.Adıyamanlı kadınların elinden örgü örmek.Hataylı Kilisli ablaların elinden askerlere dolma sarmak geliyordu onu yaptılar.
BİZDE DURMAYACAĞIZ.SOSYAL MEDYA HESAPLARIMIZDAN Yediğimizi içtiğimizi değil.
AFRİN DESTANINI VE DESTANI YAZAN O KAHRAMANLARIMIZI PAYLAŞMALIYIZ.
Sanatçılar oyuncular milleti bütünleştirecek söylemler dile getirmelidirler.
STK Ortak bildiriler yayınlamalı. Yapımcılar Zeytin dalı destanını.Filmlerle belgesellerle anlatmalıdır.
Ozanlar,şairler,müzizyenler bu destanı yüreklere işlemeli.Analar çocuklarına hikayelerle anlatmalı.
BU HAÇ İLA HİLAL İN MÜCADELESİNE TARAF OLMALIDIR.
Evlerimizi iş yerlerimizi,arabalarımızı
TÜRK BAYRAĞIYLA donatmalı.Askerimizin komutanımızın yanında olduğumuzu her türlü mecradan haykırmalıyız. Onları elimizle dilimizle dualarımızla korumalıyız.
Türklerden başka dini ve vatanı uğruna canını vermeye hazır asker görmedim. - Hamilton

31 Ocak 2018 Çarşamba

İSMET ÖZBAKKAL,GÖNLÜMDEKİ DAĞ ERCİYES

ERCİYES DAĞI BEREKET VE HUZUR YERİDİR.
BİR ÇOK GİZEMLERİ VE EFSANELERİ OLAN DAĞI,HERKES GÖRMELİ.
Erciyes Dağı Genel Bilgiler 
3.917 metre yüksekliğe sahip Erciyes Dağı, bulutları delen zirvesi, tepesinden eksik olmayan karı ve insana ilahi duygular sunan azametiyle, Kayseri’nin sembolüdür.Sönmüş bir “küme volkan” olan dağın, volkanik patlamaları günümüzden 30 milyon yıl önce başlamış. Erciyesden çıkan küller, rüzgarla kilometrelerce uzaklara taşınmış ve Hasan Dağı ile birlikte, Nevşehir, Ürgüp etrafındaki peri bacalarını oluşturmuş, yüksek kısımları her mevsim karla kaplı olan Erciyes’in kuzeyinde bir kilometre uzunluğunda bir dağ buzulu vardır. Ayrıca dağın doruğunda bulunan Bizans rahiplerinin inzivaya çekildiği mağaralar, aynı zamanda kötü hava koşullarında dağcılar için de birer sığınaktır.Dağcılık ve Kış Sporları alanında Türkiye’nin belli başlı merkezlerinden biri olan Erciyes, Kayseri’nin 30 km güneyinde yer almaktadır. Erciyes kayak pisti dünyanın en iyi kayak pistlerinden birisidir.
Türkiye’nin en yüksek dağlarından olan Erciyes, Kayseri İli’nin güneybatısında tek bir kütle durumunda yükselmektedir. Erciyes’in doruğu genel görünümü ile bir kubbeyi andırmaktadır. Dağın sel yatakları ile derin biçimde yarılmış, yer yer üst üste kubbelerden ve sırtlardan oluşmuş doruklarında, kabaca doğu-batı doğrultulu bir sağrı uzanmakta ve bu sağrı üzerinde iki tepe bulunmaktadır. Bunlardan biri olan 3917 m. yükseklikteki Büyük Erciyes, aynı zamanda dağın doruğunu oluşturur. İkinci tepeyse bunun batısında yer alan Safrakaya tepesi ya da Küçük Erciyes’tir (2700 m.).
Erciyes Dağı’nın kuzey yamaçlarında, yükseklikleri 2200 ile 2700 m. arasında değişen birçok volkan tepesi sıralanmıştır. Bunların başlıcaları Belaşma, Yılbat, Karasığır, Lifos, Kepez ve Kefelik tepeleridir. Yine dağın bu kesimlerinde, lav akıntılarıyla oluşmuş birtakım kaya yığıntı alanları vardır. Sözkonusu yığıntılar, Peri kartını ve Selim kartını adıyla anılmaktadır. Erciyes dağı kütlesinin doğusunda yükseklikleri 1200-1700 m. arasında değişen başka volkan tepeleri yayılmıştır. Çarıktepe, Arkatepe, Un tepesi, Büyük Kızıltepe, Küçük Kızıltepe gibi kabartıların yer aldığı bu bölgede, asıl kütleden görece ayrı olan iki volkanik dağ daha vardır. Bunlar Ali Dağı (1871 m.) ve Yılanlıdağ’dır (1640 m.). Dağın güney ve batı yamaçlarında da Üçtepe, Evliya Dağı, Uçukdağ, Kırmızıtepe, Göktepe, Bozdağ, At Tepesi, Şeyharslan, Beşparmak, Karasivri, Karnıyarık gibi kartınlar ve tepeler sıralanmıştır. Erciyes Dağı’nın doğusunda yer alan ve dağdan Tekir Yaylası ile ayrılan Koç Dağı ise 2700 m. yüksekliktedir.
Erciyes, III. Zaman ortalarından başlayarak çeşitli dönemlerde etkinlik gösteren, lav ve tüf püskürten eski bir yanardağdır. Bu özelliği ile Erciyes Dağı türlü yaştaki volkanlardan oluşmuş bir küme volkan olarak nitelendirilmektedir. Toros orojenez kuşağı ile İç Anadolu masifleri arasındaki alanda, püskürmelerle ortaya çıkan kuzeydoğu-güneybatı doğrultulu dağların en önemlisi olan Erciyes, özellikle pontiyen, pliyosen ve pleistosendeki yanardağ püskürmeleri sonucu bir stratovolkan (tabakalı volkan) olarak yükselmiştir. Erciyes Dağı’nda bugünkü ana volkan konisi, bazaltlı lavlarla oluşan eski volkan temelinin, daha sonra kıvamlı andezit lavlarının püskürmesi sırasında iç basınç sonucu parçalanmasıyla açılan çukurda oluşmuştur. Ana doruğun doğusunda, dağı bir yay biçiminde çeviren Koç Dağı’nın eski volkanın kalıntısı olduğu sanılmaktadır. Bu arada dağın püskürmeleri sırasında ortaya çıkan lav, tüf, dışık (cüruf) ve lapilliler (yanardağ çakılı) yaklaşık 100 km. uzaklığa dek yayılmış ve bu volkanik malzemeler, Erciyes Dağı’nın çevresindeki tepe ve platoların buğünkü yapısını belirlemiştir.
Erciyes Dağı üzerinde IV. Zaman’da oluşan buzullar ise aşındırma yoluyla dağın yüksek kesiminde geniş ve derin sirkler (buz yalakları) ortaya çıkarmıştır. Dağda, 3000-3500 m. arası yükselti kuşağında yer alan bu 8 buz yalağından birinin geniş bölümünde bir buzul bulunmaktadır. Boyu 700 m, eni ise yaklaşık 200 m. olan bu buzulun kalınlığı 20 ile 50 m. arasında değişmektedir.
Bu buzul devrinden sonra da Erciyes’te yeniden yanmalar belirmiş, bu dönemdeki püskürmeler sınırlı ve daha küçük ölçüde, dağın kenarlarındaki yarıklardan, çoğu kiremit renkli cüruflar püskürtülmüş, böylece Büyük Kızıltepe, Küçük Kızıltepe gibi nisbeten ufak çapta koniler oluşmuştur. Böyle küçük püskürmeler günümüzden 2000 yıl öncesine kadar da görülmüş olmalı ki, Miladın başlarında coğrafyacı Strabo, eserinde Kayseri şehri yakınındaki ateş çukurlarından geceleyin fışkırdığı görülen alevlerden söz etmiştir. Bu Erciyes’in son faaliyeti olmuştur. Günümüzde Erciyes, sönmüş bir genç volkan dağı olarak, 3916 m. yüksekliği, heybetli görünüşü, 1100 km2yi geçen alanı, çevresine canlılık veren varlığı ile bölgenin bir tabiat zenginliğidir.
Erciyes’in yer aldığı bölgenin doğal bitki örtüsü bozkırdır. Ancak, bu bölgenin kimi kesimlerinde yer yer çalılıklar ve nemli yerlerde meyve, kavak ve söğüt ağaçları da görülmektedir. Erciyes’te 1500-1600 metreye dek çıkan bozkır bitki örtüsü, yerini daha sonra 2500 metreye ulaşabilen dağ bitkilerine bırakır. Erciyes’in bundan sonraki yüksekliklerinde ise yüksek dağ bitkileri yer almıştır.
Erciyes Dağı çevresi, eski dönemlerden beri önemli bir yerleşme merkezi olma niteliğini korumuştur. Nitekim Kayseri İl Merkezi bu dağın eteğine yakın bir bölgede kurulmuştur. İlin önemli yerleşme merkezlerinden Develi ilçesi ise dağın güney eteklerinde yer almaktadır. Kayseri'de, Erciyes Dağı'nın eteklerinde yaşayan yılkı atları,.
Erciyes’in yüksek kesimindeki başlıca yol, Tekir yaylası üzerinden geçen Kayseri -Develi yoludur. Öte yandan Erciyes, il halkı için önemli bir dinlenme yeri oluşturmaktadır. Özellikle kuzey yamaçları, 1500-1600 metreye kadar bağ ve bahçelerle doludur.
Kayseri İl merkezine 25 km uzaklıktaki Erciyes dağının 1800 ile 3000 metre arası yükseklikleri dağ ve kış turizmi açısından önem arz etmektedir. Uludağ ve Palandöken Kayak Merkezlerine rakip olabilecek bir potansiyele sahip olan Erciyes Kış Sporları Turizm Merkezi; 19 Nisan 1989 tarih ve 20144 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 23 Mart 1989 tarih ve 89/13900 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uluslararası kayak merkezi olarak ilan edilmiştir.

28 Ocak 2018 Pazar

BURSEYA DAĞI´NA TÜRK BAYRAĞI ÇEKİLDİ TSK tarafından Suriye´nin Afrin kentine düzenlenen ´Zeytin Dalı´ harekâtı 9. güne girdi.


ALLAH ORDUMUZU MUZAFFER EYLESİN.
TÜRK ORDUSU BAŞARILI.

Gazamız mübarek olsun 

TÜRK MİLLETİ BİR OLDU KENETLENDİ.
DÜNYA TÜRK ÜN GÜCÜNÜ GÖRÜYOR.

Zeytin Dalı Harekatı'nda Afrin'in kuzeydoğusundaki stratejik Burseya Dağı, Özgür Suriye Ordusu ve TSK'nın operasyonu ile PYD/PKK'lı teröristlerden temizlendi.

TSK tarafından Suriye´nin Afrin kentine düzenlenen ´Zeytin Dalı´ harekâtı 9. güne girdi. Yağmur ve sisin kalkmasıyla taarruza geçen TSK, Kilis sınırından YPG mevzilerini vurdu. TSK´nin yaptığı açıklamada "Zeytin Dalı Harekatı" kapsamında bugüne kadar toplam 484 terörist etkisiz hale getirildi. Gece boyunca 7 uçağın katıldığı hava harekatıyla PYD hedefleri vuruldu" ifadelerine yer verildi. AKP´li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da operasyonda şehit sayısının 20´ye yükseldiğini açıkladı. Burseya Dağı TSK ve ÖSO tarafından ele geçirildi ve dağa Türk bayrağı çekildi.
Kilis´in karşı tarafında bulunan Afrin´in kırsal kesimlerindeki YPG mevzileri ve kuleler, karadan topçu atışları ve çok namlulu roketlerle bombalandı. Afrin´in stratejik önemdeki Burseya Dağı´ndaki mevziler ise havadan hedef alındı. Türk savaş uçakları tarafından belirlenen mevzilere bomba yağdırıldı. Çatışmaların olduğu bölgedeki top sesleri, Kilis sınırından da duyuldu. Bazı bölgelerden de dumanların yükseldiği görüldü.
Ağır bombardımanın ardından Afrin´in stratejik önemdeki Burseya Dağı saat 14.30 sıralarında TSK ve ÖSO tarafından ele geçirildi. Dağa çıkan askerler, en yüksek noktaya Türk bayrağı dikti.
Bu arada Kilis´in Duruca mahallesinin karşısına düşen Afrin´in ormanlık alanında çatışmalar nedeniyle yangın çıktığı bildirildi.
TSK, Kilis sınırından YPG mevzilerini vurdu. TSK´nin yaptığı açıklamada "Zeytin Dalı Harekatı" kapsamında bugüne kadar toplam 484 terörist etkisiz hale getirildi. Gece boyunca 7 uçağın katıldığı hava harekatıyla PYD hedefleri vuruldu" ifadelerine yer verildi. Operasyonda şehit sayısı da 5´e yükseldi.
Türk Silahlı Kuvvetleri´nin (TSK) 20 Ocak´ta saat 17.00´de 72 savaş uçağının hava saldırısıyla başlattığı ´Zeytin Dalı Harekatı´ sürüyor. Aşırı yağış ve sis nedeniyle güçlükle ilerleyen operasyon, havanın düzelmesiyle hız kazandı. Gece boyunca Kilis ve Hatay sınır hattından topçu atışları yapıldı. Kilis´in karşısındaki YPG mevzileri sınıra konuşlu topçu bataryaları tarafından fırtına obüsleriyle karadan, jetler tarafından da havadan hedef altına alındı.
Erzurum Jandarma Komando Özel Harekât Tabur Komutanlığı´ndan Suriye sınırına konuşlu birliklere takviye amaçlı gönderilen askeri konvoy, dün gece Adıyaman´ın Gölbaşı ilçesinden geçti.
9´uncu gününe giren operasyonla ilgili son gelişmeler Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamayla duyuruldu. Şehit sayısını 5´e yükseldiği operasyonla ilgili yapılan açıklamada şu bilgiler verildi: "Hava Kuvvetleri tarafından gece süresince gerçekleştirilen hava harekâtı ile PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütlerine ait sığınak, barınak, mühimmat deposu ve silah mevzii olarak kullanılan hedefler imha edilmiştir. Harekâta katılan 7 uçak emniyetle üslerine dönmüşlerdir. Zeytin Dalı Harekâtı kapsamında bölgeden elde edilen bilgilere göre gece süresince 37 PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilmiştir. Harekâtın başlangıcından itibaren etkisiz hale getirilen terörist sayısı 484 olmuştur."  

25 Ocak 2018 Perşembe

İSMET ÖZBAKKAL,AFRİN HAREKATI VE TÜRKİYE NİN GELECEĞİ

Ezan oldum dinmedim, bayrak oldum inmedim, şehit oldum ölmedim. Adım Müslüman soyadım Türk benim…
Şehitlerimize Yüce Rabbimiz den rahmet ve mağfiret, yüreklerine ateş düşen ailelerine sabır ve metanet, yaralılarımıza ise acil şifalar diliyorum.                                                                                           AFRİN HAREKATI VE TÜRKİYE NİN GELECEĞİ
AVRUPA BİRLİĞİ İLE İSLAM İŞ BİRLİĞİ TEŞKİLATI ARASINDA ZİRVE YAPILMALI.
BERABER DÜNYAYA YA BARIŞ GÖRÜŞMELERİ YAPILMALI.
TÜRKİYE-AB ZİRVESİ BİR AN ÖNCE YAPILMASI GEREKİYOR.

Türkiye üzerine düşeni yapmıştır.
Afrin harekatı mecburiydi. TSK gücünü bütün Dünya görmüştür.
Türkiye’m Anadolu toprağı
Silkeleme düşmez tek bir yaprağı
Gücü yetmez kimsenin,indirmeye
bu bayrağı. AFRİN OPERASYONUYLA TÜRKİYE NİN BELALARI BİTECEK. Bölgede gücünü gösterecek.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Suriye'nin kuzeybatısında bulunan Afrin'e yönelik Zeytin Dalı Harekatı'nın başladığını açıkladı.
Açıklamada harekatın amacı, Türkiye'nin sınırlarında ve bu bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanması olarak tanımlandı. Operasyon kapsamında "Afrin bölgesinde, PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ'a mensup teröristleri etkisiz hale getirmek ve dost ve kardeş bölge halkını bunların baskı ve zulmünden kurtarmak" da amaçlar arasında sıralandı.

Afrin'e Zeytin Dalı Harekatı'ndan son dakika görüntüler geldi. Ele geçirilen PYD/PKK'lı teröristlerce yapılan betonarme ve çukur mevziler dikkat çekti. AA'nın paylaştığı görüntülere, üstü kapalı yaklaşık 20 metre uzunluğundaki tüneller, nöbet noktaları ve yataklar yansıdı. Afrin harekatında TSK unsurlarınca 7 terörist yakalandı. Yakalanan teröristler Hatay'a getirildi. Teröristlerden 3'ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Teröristlerin ifadesi de ortaya çıktı.

Afrin'e Zeytin Dalı Harekatı'ndan son dakika haberler geliyor.  Terör örgütleri PYD/ PKKve DEAŞ'a yönelik harekatın sürdüğü Suriye'nin kuzeybatısındaki Afrin bölgesinde ilerleyen komandolar, teröristlere ait bazı mevzileri de kontrol altına aldı. AA'nın aktardığına göre, teröristlerin kaçtığı mevziler görüntülendi.
"TANKLARIN GİRİŞİYLE KAÇIŞ BAŞLADI"Zeytin Dalı Harekatının başlamasıyla örgüt içerisinde yaşananları anlatan teröristler, operasyonla örgüt içerisinde korku yaşandığını dile getirdi.
Teröristler, "Türk askerinin operasyonuyla örgüt içerisinde panik yaşandı. İlk olarak tankların sınıra yaklaştığını gördük. Tankların girişiyle köydeki bütün örgüt mensuplarının kaçışı başladı. Biz kaçamadık ve yakalandık." ifadelerini kullandı.
Bölgeden kaçanlar arasında örgütün sözde komutanlarından birisinin de olduğunu aktaran teröristler ifadelerinde, örgüt içerisinde ABD'nin PYD'ye silah ve yaşam malzemesi yardımı yaptığının anlatıldığını kaydetti.ŞEHİTLERİN İSMİ TERÖRİSTLERİ VURAN MÜHİMMATLARDA
Suriye’deki savaş tüm dünya Müslümanlarını terbiye ediyor. “Bu bir vicdan meselesidir” diyerek topraklarını ve sofrasını mültecilere açan Türkiye, bize göre doğru olanı yaptı. İç savaş mağduru olmuş insanları kendi kaderine terk etmek, insanlığın kodları ile uyuşmayacağı gibi, bunu hiçbir dinin kriterleri de kabul etmez. Gelinen süreçte tecrübeler ve yaşanan acı gerçekler bize şunu öğretti:
Suriye topraklarında gözümüzün olmadığını Türk hükûmeti fer fırsatta dile getirdi. Türkiye’nin sınır ötesinde operasyon yapmasının iki temel amacı bulunuyor. Birincisi; komşu ülke Suriye’nin toprak bütünlüğü, ikincisi de sınırlarımızdaki terör unsurlarını temizlemek. Bu da ancak, sadece masada alınan kararlarla değil, sahada askeri güç kullanarak olur. Şu anda Afrin’de Türkiye bunu yapıyor. Afrin operasyonu ne anlama geliyor? Afrin; PKK, PYD ve YPG’nin en etkin olduğu bölgedir. Amerika PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD’ye her türlü desteği vererek kendi kuracağı devletin temellerini atmaya çalışıyor. Bizim kırmızı çizgimiz PKK ve tüm terör örgütleridir. Yapılan müdahale uluslararası hukuka uygundur. Sınırlarımızı terör unsurlarından temizlemeden ayakta kalmamızın imkânı yoktur. Bölgede herkesin bir hesabı var. Bu hesaplaşmada Türkiye’nin olmaması ve gidişata seyirci kalmamız düşünülemez. Amerika’nın bölgeden çekilmemesi ve uzun vadede çıkarlarını gözetmesi, başta Türkiye olmak üzere birçok ülkeyi rahatsız ediyor. Aslında Türkiye, sınırlarında konuşlandırılan terör örgütlerini temizlerken PKK ile organik bağı olanların da defterini dürmüş, nefes borularını kesmiş oluyor. Suriye’yi işgal eden Amerika’nın PYD’ye her türlü desteği vererek Akdeniz’e kadar uzanan bir koridora hizmet etmesi, uzun vadede Türkiye’nin toprak bütünlüğüne de zarar verir. Türkiye; ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde YPG birliklerinden oluşacak bir ‘Sınır Güvenlik Gücü’ kurma projesine asla sıcak bakamazdı. Dolayısıyla Afrin kuşatması kaçınılmaz olmuştur.
PYD/YPG ile olan ilişkisinde ABD yalnız değildir. Rusya da benzer şekilde PYD/YPG ile ilişkiler geliştirdi. Türkiye’nin Afrin’de terör örgütü PYD’ye yönelik müdahalesine karşın, ön alıcı biçimde, bölgeye askeri polis birlikleri konuşlandırdı. Sonra da Rusya Savunma Bakanlığı, bölgedeki Rus askerlerinin Afrin’den Tel Rıfat bölgesine sevk edildiklerini açıkladı.
Müttefik gibi görünen ABD’nin aslında hiç de dost olmadığı aşikârdır. ABD’nin YPG ile kurduğu işbirliği Türkiye için her hâlükârda bir tehdittir. Al Masdar News’in muhalif kaynaklara dayandırdığı haberine göre ABD, Washington ile YPG arasında yapılan gizli anlaşma çerçevesinde geçen hafta Kürt milislere ‘taşınabilir hava savunma füzeleri’ (MANPAD) füzeleri gönderdi. Karadan havaya fırlatılabilen MANPAD’lar Suriye’nin kuzeybatısındaki Afrin yakınında faaliyet yürüten Kürtlere ulaştırıldı.
AFRİN NASIL BİR HAREKÂTTIR?
Temel askeri parametreleri itibariyle Fırat Kalkanı harekâtıyla müşahede edilen «hibrit (melez) harp” vakası olarak nitelendirilebilir. Ankara’nın Afrin konusunda uluslararası kamuoyunu etkin biçimde uyarması ve dikkatleri üzerine çekebilmesi için, Cumhurbaşkanı düzeyinde sert bir söylem benimsemesi gerekmekteydi ve bu çok güzel bir şekilde yapıldı. 
Evet, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kütahya’da yaptığı konuşmada, “Afrin harekâtı fiili olarak başlamıştır” demesinin ardından, ilerleyen saatlerde TSK, Afrin’deki PYD’nin tespit edilen 113 PYD hedefinden 108’inin vurulduğunu açıkladı. Ardından ise TSK’ya ait şu güzel açıklama geldi: 
Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından, hudutlarımızda ve bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamak maksadıyla, Suriye’nin kuzeybatısında Afrin bölgesinde, PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ’a mensup teröristleri etkisiz hale getirmek ve dost ve kardeş bölge halkını bunların baskı ve zulmünden kurtarmak üzere, 20 Ocak 2018 saat 17.00’den itibaren başlatılan ‘Zeytin Dalı Harekâtı’ planlandığı şekilde devam etmektedir. Harekât, ülkemizin uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları, BMGK’nin terörle mücadeleye yönelik özellikle 1624 (2005), 2170 (2014) ve 2178 (2014) sayılı kararları ve BM sözleşmesinin 51’inci maddesinde yer alan Meşru Müdafaa Hakkı çerçevesinde, Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılı olarak icra edilmektedir.
Harekâtın planlama ve icrasında sadece teröristler hedef alınmakta olup, sivil/masum kişilerin zarar görmemesi için her türlü dikkat ve hassasiyet gösterilmektedir.”
MÜNBİÇ’LE OPERASYON  TAÇLANDIRILMALIDIR.